yurdumun yaylalarından yeşili bol bir yayla
kaynamış sular akıyor ovaya, kıvrıla kıvrıla.
eğildim de yuğdum ellerimi ve yüzümü,
diz vurdum taşa, sıvadım saçlarımı başımı..
sağ kolumda tetikte kırma bir bronz çiftem,
sol yanımda taşıdığım Kut'um, şanlı gücüm!
yüreğime kazınmış tükenmez Vatan sevdası,
mert adamların dağlanmış büyük yürek sızısı!
bir ıslık sesi dağılır göklerde, yılkınır keçeyle palan
er kişinin hamlesiyle yerle bir olur her türlü klan!
sıçrar yerinden, dağlarda yankılanır nefesi aygırın
önüne set çekenlerin uslanmaz kıt aklına şaşarım!
kısmetime sorarım kuzeyin uzaktaki yıldızına,
karşıma çıkar mı, donmuş beyaz bir ayı?
ya da korkusundan sinmiş pis bir porsuk!
kayalardan düşer mi çirkef katil bir kartal?
peşlerinden koştursam mı sinsi bir tazıyı?
zamansız öten hayvanlar vardı, ibikli horoz!
onu da ne yapmak istediğimizi daha iyi biliriz!
dedem kırmış zaten, boynuna takmış tasmayı
zamanın birinde sivri boynuzlu kızgın boğayı!
nazire olsun Begüm'e, güneyin görklü nöbetçisine
selam olsun bizden, Alplerin anısı antik kibeleye!
kırık kalpler hazırlandı, ansızın akarız bir işaret fişeğine
salınır dört yana, dikilir tuğlar gazaların tam göbeğine!
avların hepsine dişi geçer, kapanında Kurdun
böğründe boz yeleli, çakmak gözlü asil budun!
17.06.2026/15.20
Akyazı-KÇ
Kayıt Tarihi : 22.09.2026 14:04:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!