Din Allah’tan inmeli;
Felsefeden din olmaz!
Ona vahiy denmeli;
Vesveseden din olmaz!
Zira o bir kanundur
Ne şunun ne bunundur
Her şeyiyle onundur
Gönle göre din olmaz!
..
Taat olur Hak için!
Sen yaparsın halk için!
Söyler misin dost niçin?
Müşrik misin mü’min mi?
Bu yaptığın bir din mi?
Şirke düşer riyakar!
Amel diye gaf yapar!
Bilerek haktan sapar!
Müşrik misin mü’min mi?
..
Şayet sana sorsalar; “sence hak din ne” diye;
Var mı doğru görüşün, “Rabbin dini bu” diye?
“Bana göre din” diye, yapar isen felsefe;
Sevk edersin dindarı, arz dolusu esefe!
Her görüşe uymaz hak, görüş ona uymalı;
Felsefeyse bir fikir; onu bidat saymalı!
Hiç olur mu adapte, her yoruma emr-i hak?
..
Ey dinini bilmeden, ona çatan divane!
Bence senin yaptığın; gayr-i makul ve nahoş.
Mademki bilmiyorsun, İslam nedir dava ne;
Öğrenmeden gerçeği, hiç konuşma sen boş, boş!
Batıl olan her şeyi, merak edip öğrendin
Ayni şeyi hak için, yapmıyorsun ki neden?
Varsa şayet maslahat, demiyor mu öğren din?
Nasıl hüküm verirsin, bir konuyu bilmeden?
..
Din hâkimken haneye; bir cennetken o yerler;
Ne zaman ki çıktı din; döndü evler gayyaya!
İnşaallah durumu, tez fark edip şu serler;
Tam geçmeden iş işten; bakar dini ihya’ya!
Ondan başka her formül, istisnasız denendi!
Ne yazık ki hiç biri; getirmedi huzuru.
Fıtratlara ters şeyin, olmaz iken menendi;
Din düşmanı nadanlar, tercih etti hep zoru.
..



