Gecenin karanlığında bir fısıltı gibi, bir ırmak gibi aktı geldi
Sonsuzluğu dolduracak bir ışık gibi, iki gözü baktı gözlerime.
Bin yıllık bir kuraklığın, çoraklığında yüreğim ilk defa titredi
Gecenin karanlığında! Ah Altan, ah bir yıldız önüne düşüverdi.
Titremesin, kalbine girmesin, bırak! Ne kaldı sana bu kavgadan
Yolun ne başı ne ortası senin için, şems ile bekliyor sonunda.
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta