yangınlara vurulmuş bedenlerin kızıl yalnızlığına ortak yıldızlar
duraksız nefes alışların duvarlara sinen kokusunda saklı
isterik bir sıradanlığın savrulan kahkahası
doygunluğuna bir kala bitmeyen doyumsuzluklar kapıda
buselik makamında inleyen sözlerden süzülen arzu
al yazmalara basılmış boncuklarda şehvet
zalim bir gece yarısı yarasına sıkılan bir kurşun daha
Hayatta ben en çok babamı sevdim
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek-
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim
Devamını Oku
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek-
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta