Dil
Bir sırtlan, karnı iyice acıkmış bir şekilde ovada dolaşırken uzakta yatmakta olan bir aslan gördü. "Aslanın olduğu yerde av artığı da vardır." diyerek sevinçle ona doğru yaklaştı ve çevresinde dönmeye başladı. Fakat bir deri parçası dahi bulamadı. Hiddetlenip aslana “Ne yatıp duruyorsun burada, aslanlık dediğin, benim gibi, cesaretle avının üzerine atlamakla olur.” diyerek çıkıştı.
Arslan, “Ey nankör, senin neslin de sen de benden ve diğer aslanlardan kalanlarla bu güne geldiniz.” diyecekti ama ahmak karşında susma kaidesince sustu, ancak hafiften hırıldamaktan da kendini alamadı.
Sırtlan bu hırıldamadan huylandı ve “Kedi gibi ne mırıldanıyorsun, biz kedi dilinden anlamayız. Erkeksen bizim dilden konuş! ” diye bağırdı. Bunun üzerine aslan bir atlayışta onu ensesinden yakaladı, hayli bir zaman yerden yere vurduktan sonra, beline okkalı bir pençe indirip oradan uzaklaştı.
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken




dil vardır tahta götürür dil vardır ölüme götürür,, tebriklerimle
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta