Yenidenlik değil affedişim;
çarpması yüzüme her gün nefret duvarları,
büyüyememeyi fark etmek yokluğunda da.
Gelmez mi duyumumun sarsılmasıyla doğan ve
ter bezlerimi okşayan sıcaklık bu sefer?
-başta dilek bundan ibaretti-
Baharı merhabalayan ruhum, küsmüş gelinciğine,
geri dönüşüm gün ışığına aynı yitiklik.
Kör gözüyle bakanların eseri dirim;
filler tepişiyor üstünde,
denizin ve göğün birleşik olduğu yerde.
Her göz verişimde ağlayan beyaz bir zenciye
Eklemlerim gözükürdü eskil anıların sanrısıyla
Hissedemezdi o, tek benim işitebildiğimi
oluşunun mavisiz ve sessiz çığlığını
Geridönlerle haykırırken bir başkasına sen
Renk diye haykırıyorduk,
daha fazla renk, çokça renk.
Gündoğmaz maviliklere
sıcak bir ışık gibi
yansıma hevesimizden ibaret değil miydi tüm mesele?
Çok derinde, pek yakınımda,
işitiyordum düşündeki bensizliğimi,
kıskandım unutuşunu.
Nasıl da belli değildi tıkırtısızlıklarım,
sallanmaması aklımın gözlerinin önünde,
titrememesi vücudumun aniden,
Fanusumun yabancısı birkaç balık,
tüm saydamlığını yitiren suyumun.
Ölmüyorlar da fazla yem verince,
yaşıyorlar ve kirletiyorlar suyu daha çok;
her beslemeyişimde de
yaptıklarından pişman olup
Sonra yeniden bana şiirler oku,
kendi yazdıklarımdan veyahut Dideminkilerden.
Kaybol imgelerimizi anlama güçlüğünde.
Ben de senin varlığının şükrü ve isyanı arasında
dönüp durayım tekrar tekrar.
Otogardaki kara kediye ithafen...
Her gidiş eve;
bir yeni gökkuşağıdır hayalimizin,
bütün renklerine kanmayı beklediğimiz dört gözle.
Varsaydığımız özlemlerimize kavuşmaktır.
Madde değil artık acıyı belirten,
bir düşten ibaret özlemin çağırdığı imge.
şimdi maddeye bakıyorum
ancak küçük bir ekrandan.
Çirkin denilecek kadar slradan ve bu
çirkin bir duygu uyandırıyor içimde,
Dolarken göğüs kafesimizin içine
geçmiş sızısı her siyahlığında vaktin,
süzülerek gökselden bir ışığın
aydınlık getireceğini ümit ediyorduk.
Işık güzel ışık,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!