Bir uzak benimsemenin, tekinsiz yakınlığında,
günler saklı kalmış, o yüzden ustalaştın,
duyarsız tepkimenin kuşattığı horgörü,
çevrelerken gizil gülüşlerinin çiçek açtığı
kayıp bahçeleri, kendi ekinin hasadını
yaparken ansızın katılan bir ses gibi,
tatlı ezginin yumuşattığı derin öfkeni,
Gel; n'olursun, içimde umûdum tükenmeden!
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..
Devamını Oku
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..



