Gün gelir...
Felek öyle bir imtihan kurar ki
kul, kendi gölgesine yabancı olur.
Haram sofraları şenlenir de
helâl lokma boynunu büker.
İnsan dediğin;
yüzüne gül taşıyıp
ardından gönlüne gece bırakan olur.
Bir vakit gelir…
Kalp kıranlar kendini galip sanar.
Mazlumun sessizliğini güçsüzlük,
yetimin gözyaşını basit görür.
Bilmezler ki alınan her âh
gecenin en sessiz yerinden
Arş’a yükselen bir duadır.
Âh dediğin kaybolmaz…
Bir gün olur uykuna çöker,
bir gün olur vicdan diye içine oturur.
Kul unutur belki
lâkin semâ unutmaz.
Nice mağrur başlar gördüm;
taht isterken toprağa eğildi.
Nice taş gönüller gördüm;
bir damla şefkate muhtaç kaldı.
Çünkü devran böyledir…
Bugün şah diye yürüyenler
yarın kendi karanlığında kaybolur.
Bir piyon sanılan bile
vakti gelir oyunun kaderini değiştirir.
Ey gönül…
Kimsenin âhını alma.
Zira mazlumun iç çekişi
ateşten ağırdır.
Sessizce yükselir,
vakti gelince sahibini bulur.
Bu dünya üç günlük bir handır sadece…
Ne saltanat kalır geriye
ne alkış, ne de sahte tebessümler.
Bir tek dua kalır,
bir de kırılan kalplerin yükü.
Sadâkat ile yaşayan bilir ki;
İnsanı ayakta tutan güç değil, merhamettir.
Ve bir mazlumun âhı değerse semâya,
devranın dahi yönü değişir.
Kayıt Tarihi : 7.05.2026 13:42:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!