Çalmaya görsün kapını aşk
Sihir gibi, pat diye düşer içeri
Olu orta dağıtır yüreğini
Seyre dalarsın bıraktığı eseri
Baştan yazar kaderini
Soyundum aşka
Aşk ile yıkandım
Sonsuz cennetin
Kapılarını araladım
Aç gönül pencereni
Bazen insan yüreği kadar sever
Düşler büyütür içinde
Oraya bir yar çizer
Beyaz tuval üzerine
Acılarını sürer
Vuslatın sabırsız bekleyişidir
Varla yok arasında kalan aşk
Siyahla beyaz gibidir bazen
Yerin göğün arasında sır olur
Yaşamın sıcaklığını örter
Çoğu kez ölümün soğuk yüzüdür
ASLI'M
Hevesten ibaret sevdalar yalan
Sırtından vuran dost bildiğin yılan
Değişir zaman, değişir insan
Hülyalı bakışları can alır
Güzelliği dünyaya yayılır
Gülüşü insanı kendinden alır
Ünü Bağdat'tan Fizan'a yayılır
Ardahan'ın güzeli Avşar kızı
Karanlığı bölen bir sabahın
gölgesinde aydınlanır gün
Ufkumda büyüyen, bir de üşüyen
çocukların
yüreğinde ki umut kıvılcımıyım ben
Mevsim ölüme susamış...
Yine aylardan Eylül/yine yaprak dökümü
Kadınların saçlarından bayrak yaptılar
Gökyüzünü yasa/mateme/siyaha boyadılar
Ah! Gözyaşları mercan, elmas ışıltılı kadınlar
AYNI YERDEN
Aynı yerden vuruldu kardeşlik.
Bugün bir Savaş bir Barış'ı vurdu;
Anadilden, (Gırmanci) şarkı dinliyor diye...
Şimdi yoksun/ama hep varsın
Yokluğuna dair yazamıyorum
Elim titrek/gözüm yaşlı/kalbim acılı
"Baba!" diyorum, bütün evren yankılanıyor
Senden, birtek senden ses çıkmıyor




-
Halil Doğan
Tüm YorumlarKalemine yüreğine sağlık...