Birini uzaktan tanıdım.
Aynı şeylerden bahsediyor gibiydik.
Her şeyi siyahtı.
Nur muydu?
Kara mı?
Ürpertici çekik gözleri.
Korku mu uyandırıyordu?
Hayranlık mı?
Ben onu bulmuşken.
O beni bulduğunu sanıyordu.
Bana bahsettiğim şeyleri öğretmeye çalışıyordu.
Uzaktan ve yakından tanıdığım gittikçe uzaklaşıyordu.
İnancımı sorguladığında.
Gözümde artık kaybolmuştu.
Söz bitmişti.
Bir haftalık bir demde sessizlik demleniyordu.
Beni bir kalıba oturtmaya çalışıyordu.
Tıpkı öncekileri gibi.
Kesinlik vermiyordum.
Hayat gibi.
Oturtamadıkça diğerleriyle birlikte çıldırıyorlardı.
Katıldıkları, kalabalık bir çıldırma partisi.
Kendi oyunları kalem oynatıyordu.
Yargılar üstüne, kalem üstüne kalem kırıyordu.
Dem bitmişti, sessizlikte.
Her şeye rağmen tekrar adım atıyordum.
Ne olursa olsun yine gideceğini biliyordum.
Ama yine hiçbir şey bilmiyordum.
O ise bazı şeyleri bildiğini iddia ediyordu.
O hep gidiyordu, ben ise her şeye rağmen gelen olmalıydım.
Ona öyle olmadığını göstermek için tekrar adım atmalıydım.
Çünkü kendine “Derviş Bir Kadın” dedirtiyordu.
Kayıt Tarihi : 25.10.2026 20:07:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!