Kaderime kırgın, feleğe dargın,
Çocukluk çağımda yara aldı can.
Yıllardır ruhumla gezerim argın,
O masum günlerim elimden kaçan.
Karanlık gölgeler çöktü üstüme,
Anlatamadım hiç sızladı içim.
Kader zehir kattı benim büstüme,
O sessiz dertlerim hüzünlü biçim.
Evlat hasretiyle yanıyor bağrım,
Yusuf Oğuz, Nursima’m gözümde tüter.
Geceye karışır feryadım, çağrım,
Bu zalim ayrılık ölümden beter.
Annemin kaybıyla yıkıldı dünyam,
O gitti gideli öksüzüm burda.
Kâbusa dönüştü gördüğüm rüyam,
Bıraktı felek de beni bu zorda.
Eşimden ayrıldım, yollar kapandı,
Yalnızlık hırkasını giydim sırtıma.
Yanan şu yüreğim kora boyandı,
Ruhum dayanamaz bu son fırtınaya.
Göremiyorum hiç can parçamı ben,
Özlemleri büyür her an içimde.
Tükendi mecalim, yoruldu bu ten,
Gurbet acısıyla başka biçimde.
Yokluk büküyor bak benim belimi,
Cebimde umudum bitti tükendi.
Kimse gelip tutmaz kırık elimi,
Çaresiz dünyama dertler yüklendi.
Gözümün önünde hayaller döner,
Tanımam hiçbirini, kimdir bunlar?
İçimde yanan o son ışık söner,
Beni benden alır dipsiz uçurumlar.
"Öldür kendini" der o gizli sesler,
Kafamın içinde feryat figan var.
Gittikçe daralır aldığım nefesler,
Koskoca dünya da bana oldu dar.
Yarın doktoruma gidip bu yükü,
Anlatıp kurtulmak isterim canla.
Bitirip içimde dönen bu mülkü,
Uyanmak isterim yeni bir şanla.
Kayıt Tarihi : 14.10.2026 12:07:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!