Zaman VURURKEN DAKİKALARA HİÇ BU KADAR ACIMASIZ OLMAMIŞTI. HİÇ BU KADAR ACIMASIZ DEĞİLDİN SEN YÜZÜME ÇARPARKEN KIRIKLARINI. VE DE HİÇ BÖYLE SAVURMAMIŞTIN YÜZÜME AYRILIK LAFIZLARINI. BELKİ DE BEN DE BU KADAR ZULÜMKAR OLMAZDIM SANA KARŞI, SERPMESEYDİN GURURUMA HIRÇINLIĞININ HAYFINI...
ZAMAN BU YA SEVERDİM BEN DE BELKİ SENİ, ZAMANA AKARKEN GÖZYAŞLARIM, ÇARESİZLİĞİMİ UNUTUR SENİNLE DOLARDIM YENİ GÜNE... SENİ ANARDIM HER LAHZAMDA, SENİ SORARDIM KENDİME SENİ TANIMAK İÇİN, RUHUMA SENİ ANLATMAK İÇİN... SEN BAZEN GÖKYÜZÜ OLURDUN SINIRLARINI BİLMEDİĞİM, BAZEN OKYANUS SULARINDA EN DİBE ÇEKİLDİĞİM, BAZEN BİR ÇÖL GÖLGESİZ ANLARINI BİLMEDİĞİM VE BAZEN DE BİR KİTAP TÜM BİLDİĞİMİ UNUTUP HER DEM YENİ BİR HALİNE TANIK OLDUĞUM... VE SEN NEDENLERİNİ BİLMEDİĞİM VE DE BİLMEDEN YAŞADIĞIM, AKIŞINA KAPILDIĞIM, BİR SERÜVEN OLURDUN YAPBOZ BOZMASI HAYATIMDA...
PEKİ SEN BUNLAR OLDUN DA BEN NERESİNDEYİM BU CÜMLELERİN. ZAMANIN HANGİ KARESİNDEYİM? BENSİZ Mİ ALIYORSUN NEFESİNİ BENİMLE YAŞARKEN, HANİ BEN NEREDEYİM FARKETMİYOR MUSUN ZAMANSIZ KAÇIŞLARIMI, SÜZÜLÜŞÜMÜ HAYAT ARALARINA VE KAYBOLUŞUMU BENDE Kİ BENSİZLİKTE... SÖYLESENE, NEREDEYİM? AÇ BAKALIM KOLLARINI KOŞACAK MIYIM SANA DOĞRU, SAVUR SÖZLERİNİ ACIMASIZCA VE DE UMARSIZCA YANIT ALABİLECEK MİSİN CESETLEŞEN BEDENİMDEN... VAR MI KARŞINDA BENLİĞİNİ GÖREBİLDİĞİN BİR ÇİFT AYNA! ! !
NE O SUSUYORSUN? YAKIŞMIYOR SANA BU HALLER, BU SUSKUNLUĞUN İÇİN DE Kİ SEN OLAMAZSIN. HADİ YIRT ARTIK ÜZERİNDEKİ SOYTARI MASKESİNİ, DÖK ARTIK , BÜTÜNÜYLE ARTİSLİKTEN ARINMIŞ HİCİVDEN UZAK İNSANLIĞINI! ! !
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Ellerinize sağlık çok güzel olmuş. Tebrik ederim.
Münir ÜSKÜDAR
Ellerinize sağlık çok güzel olmuş. Tebrik ederim.
Münir ÜSKÜDAR
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta