Şah Kulu, kendi halinde, köyde yaşayan, çiftçilikle geçimini sağlayan, bir çift öküzü ve bir merkebi olup onlarla birlikte ayni çatıyı paylaşan bir vatandaştır.
Günlerden bir gün öküzlerini çifte koşmak için tarlaya gider. Öküzleri çifte koşar. Bu iş bir kaç gün devam eder.
Ökuzleri çok yorgun düşer. Akşam eve geldiklerinde sere serpe yere uzanırlar. Öküzlerin bu durumuna üzülen merkep, öküzlere, kardeş kendini hastalıga ver der(hasta ol) . Şah Kulu bu konuşmayı duyar ve sabah olur çift sürmeye gider.
Bakar ki öküz kendini hastalığa vermiş(hasta olmuş) .
Şah Kulu merkebini alır tarlaya göturür. Çifte koşar. Akşama kadar çift sürer ve merkebi çok hırpalar.
Akşam eve döner.(Ancak kasıtlı olarak kara sabanı boyunduruğa bağlayan deriden olan kayışı tarlada bırakır) ,
Şah Kulu hanımına…hayvanların anlayacağı dilden. “ Hanım ben kayışı tarlada unutum, tilkiler kayışı kemirmek için inlerine götürürler, Şayet kayışı bulamazsan merkebin sırtından derisini yüzer kayış yaparsın” der.
Merkep bu konuşulanları duyar,başına gelecekleri bildigi için, bir yolunu bulur evden kaçar tarlaya gider bakar ki kara saban ve boyunduruk duruyor ancak kayış oralarda yoktur.
Merkep çevrede tilkilerin inini arar, bir in bulur ve o inin önüne gider. Boylu boyuna uzanır ve ölü leş numarası yapar.
Gece uykusundan kalkan tilki dışarı çıkar. Kapıda ki leşi görür çok sevinir.
Leşi inine çekmeye çalışır. Başarılı olmaz. İçerdeki erkek tilkiye seslenir…der ki “ İçerdeki kayışı al gel. Kapıda çok büyük bir leş var, kayışın bir ucunu senin boynuna bağlayalım, diger ucunuda merkebin boynuna bağlayalım, sen önden çek bende arkadan iteklerim “ der.
Erkek tilki kayışın bir ucunu önce kendi boynuna,diger ucunuda merkebin boynuna bağlar.
Bu durumu fırsat bilen merkep ayağa kalkar anırır. Şah Kulunu nın evinin yolunu tutar ve koşmaya başlar.
Kayışın diger ucuna takılı kalan tilki yol boyu taşlara ve agaçlara çarpılarak kan revan içinde kalır.
Nihayet kayiştan kurtulur inine doğru koşmaya başlar. İnine yaklaştığın da, kapı’da bekleyen dişi tilki eşini tanımaz.Gelene derki: Ey kırmızı gözlü hiç benim kırmızı gözlüyü görmedin mi?
Tilki derki, “Sen deli Arus’sun…tatlı rüyalar görürsün…kırmızı gözlünün başına daha çok işler getirirsin “der.
Kıssa: Arif olan anlar...veya anlayan anlar...biz sadece tarih koyalım yayınlandığı güne: 25.11.2010
Düzenleyen ve sunan:
Serdar TUNÇLUER
Serdar TunçluerKayıt Tarihi : 25.11.2010 23:21:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!