Evvel sözüm İslâm'dır, âhir niyâzım İslâm,
Her lahza dilimde zikr ü niyâzım İslâm.
Tâc u tahtı neyleyem, fânî cihân hep serâb;
Mülk-i bekāda yegâne imtiyâzım İslâm.
Bulmuş ise kul Hakk'ı, neyi zâyi eylemiş?
Bir katre verip ummân-ı rahmete ermiş.
Fânîyi bırakıp Bâkî Cemâl'e yüz süren,
Sanma ki ziyandadır; ebedî devlete ermiş.
Kaybetmiş ise Mevlâ'yı, ne bulmuş cihânda?
Altın mı, cevher mi, saltanat mı handa?
Bin mülkü olsa da bir nefes huzur bulamaz;
Hak'sız gönül harâbedir, virânedir cihânda.
Ya hep İslâm dedim, gayrı murâdım yoktur;
Hak'tan özge sultâna aslâ inâdım yoktur.
İzzet dileyen varsa secdede arasın onu;
Kulluktan öte benim bir murâdım yoktur.
İslâm odur ki mazlûmun gözyaşını silendir,
İslâm odur ki zâlime hak sözü bilendir.
Bir elde Kur'ân nuru, bir elde adâletle,
Âfâka rahmet olup karanlığı bölendir.
Ey nefs! Gurûra aldanma, topraktır menzilin;
Bir yel eser, savrulur ömrünün menkıbesi.
İzzet, ne altındadır ne de pâdişâhlıkta;
İzzet, Hakk'a kul olan gönlün müjdesidir.
Varsın cihân dönsün bâtılın etrâfında,
Biz Hakk'ın sancağını taşırız saf saf yine.
Evvel İslâm dedik, sonra İslâm dedik hep;
Âhir nefeste dahi diyeceğiz: Yine İslâm!
Çünkü Seni bulanın noksanı kemâle döner,
Seni kaybedenin serveti hüsrâna döner.
Ey Rabb-i Kerîm! Ayırma bizi Kur'ân'dan;
Can fedâ olsun yoluna, devlet de Sana döner.
Kayıt Tarihi : 23.07.2026 20:58:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!