Dargınım Şiiri - Veysel Sari

Veysel Sari
394

ŞİİR


12

TAKİPÇİ

Dargınım

Seslerin çekildiği, sokakların tenhalaştığı o çetin saatlerdeyim yine,
Cebimde son iki dal tütün, aklımda senden kalan binbir sızı...
Anıların insanı amansızca boğduğu bir Hatay akşamına teslimim şimdi,
Gözlerimi dikmişim ufka; sanki baksan göreceksin, uzansan tutacaksın elimi.
​
Ama yok... Karşıki dağların tepesinde kar var, içimde kıyametler kopar;
Şu fani dünyada feryadımı duyan, çığlığıma kulak veren bir Allah’ın kulu yok!
Ne ara böyle iki ayrı coğrafyanın sürgünü kesildik seninle?
Hangi ara aynı gökyüzüne bakıp birbirimizin adını unutur olduk?
​
Ben Asi’nin kıyısında, adına yaraşır asi bir yürekle her gece sana yenildim.
Gözlerin diyorum... Hani bir zamanlar benim sığınağım, tek inancımdı.
Şimdi hangi vefasız rüzgar savurdu seni o vicdandan yoksun kıyılara?
Hani söz vermiştin; dönmek yoktu bu yoldan, vazgeçmek yoktu bu sevdadan?

Hangi süslü yalan temize çıkarır şimdi o buz gibi elvedanı?
Ben seni bir kentin en çetin ayazında, bükülmez bir duruşla sevmiştim.
Zemheri sıcağı gibi yakardın içimi, eritirdin en sert buzları...
Oysa sen o erişilmez dağın tepesindeki gururlu kar gibiymişsin; soğuk ve bencil.
​
Biz aynı kadere yürüyoruz sanmıştım, meğer sen çoktan başka menzillere varmışsın.
Ölüm bile ayıramaz derken, aramıza binlerce dipsiz uçurum soktun.
Ben penceremde adını tesbih gibi sayıklarken, sen yabancı aynalarda kayboldun;
Ben senin için bütün gemileri yakmışken, sen o yangının dumanıyla avundun.
​
Yazık ki ne yazık... Koskoca bir ömrü feda ettik biz bir hiç uğruna;
Sen baharı alıp götürdün koynunda, beni kışın tam ortasında, zemheride bıraktın.
İnsan kendi yolunu kendi cesaretiyle çizer; sen kolay olanı, fırtınadan kaçmayı seçtin.
Varsın olsun; sığındığın o sakin sular da gün gelir elbet altüst olur.
​
Bir gün o vicdan denen mahkeme kurulacak içindeki zifiri karanlıkta;
Herkes hak ettiği yalnızlığın kuyusunda baş başa kalacak en sonunda.
Yıllar geçecek, yarım kalmış bir türküde, o karşıki dağın ayazında hatırlayacaksın beni.
Zemheri bir mühür vurdum bu hikayeye; artık ne bir satır eklenecek, ne bir nokta...
​
Sokak lambaları bir bir sönüyor, gece karanlığını kusuyor üstüme.
Ben ki ne fırtınalar atlattım da bir senin o taş duvar kalbine söz geçiremedim.
Gittiğin yol senin olsun, benim o kapıda harcayacak tek bir saniyem yok artık!
Kar beyaz, gece siyah, kalbim kırgın ama başım dimdik; gidişin mübarek olsun

Veysel Sari
Kayıt Tarihi : 13.08.2026 18:05:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!