Damda Deve Aramak! Şiiri - Arif Tatar

Arif Tatar
291

ŞİİR


36

TAKİPÇİ

Damda Deve Aramak!

Gecenin geç vakti…
Öylesine bir çıkış ki haykırdı;
Be adam, yoksa unuttun mu saati? !
Densiz, nedendir bu yersiz lakırdı?
Damda deve arıyorum!
Nasıl olur da damda deve aranır?
Ya, sen?
İhtişam içindeyken
Rabbini arıyorsun?
*
Anladım hikmetini Rabbimin…
Tacım…
Kaftanım!
Bir yanda Sultanlığım!
Biter mi nadanlığım?
Başlasın çobanlığım!
*
Aradığını bilmeyen,
Bulduğunu anlamaz diyen!
Kuru ekmeğini süsleyen,
Ötede açlıktan inleyen!
Doysa da tıka basa yiyen!
Arif’im, kör kuyuda ne aranır?
İnsan bulduğuna da karanır!

(21.02.2013 03:00 - Adana)

Gönül seslerinden; teşekkür ederim.
*
Deveyi ne diye damda arar
Yaptıklarıysa akıla zarar
Böyleleri de imanı da boğar
Fakire güneş illaki doğar _____ Reyhan Altaş
*
İşte dünya... İşte insan... Kimi sultan, kimi şah...
Yaşamın anlamını bilmez milyonlarca insan, eyvah! ...
Serin suyu olan pınar gibi sonsuza kadar damlayacaksın.
İnsanı mihenk taşına vurup insanlığını anlayacaksın. _______ Talat Semiz

Arif Tatar
Kayıt Tarihi : 12.11.2013 11:47:00
Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


Bu hadisenin hikmetini anlayan sultan tacını ve kaftanını karşılaştığı bir çobanla değişti. İlahi aşk ateşiyle dünya sultanlığını bir hırkaya değişmişti. İnzivaya çekildi ve aşk ateşiyle yanmaya başladı. İbrahim Ethem Hazretlerinden; Afganistan’ın Belh şehri,.Sultan İbrahim Ethem'in yaşı çok gençti,.av meraklısıydı, mahiyetindekilerle beraber ava gitmişti. Sahrada birden bir ceylan beliriverdi. İbrahim Ethem atılıverdi ceylanın peşine. Sultan birden durdu. Elini gözlerine siper edip ilerdeki karartıyı süzmeye başladı, yaklaştı. Bir karga eli ayağı bağlanmış çaresiz bir adamı besliyordu. Şaşırmıştı. Hemen adamın elini çözdü derdini dinledi. Haramiler tarafından soyulup, bu sahrada ölüme terk edilmişti adam... avı bırakarak adamı sarayına getirtti. bu hadise İbrahim Ethem’i derinden etkilemişti. Artık ava gitmiyordu. Bir karganın insana olan merhametini gördükten sonra hayvanlara el kaldırmaktan vazgeçti. Onu esas düşündüren o kargayı oraya sevk edip, çaresiz adamı sahrada besleyen ilahi merhametti. Geceler ve gündüzler boyu tefekkür etmeye başladı. İbrahim Ethem, bir gece tahtı üzerinde uyuyakalmıştı. Aniden bir gürültü koptu ve irkilerek uyandı. Tavandan sesler geliyordu. Damda birisinin gezdiğini fark etti. - Damdaki kimdir diye seslendi. - Tanıdık biriyim devemi kaybettim, onu arıyorum. - Şaşkın adam hiç damda deve olur mu? - Sen, ALLAH’ Tealayı altın taht ve süslü elbiseler içinde olduğun halde arıyorsun da benim damda deve aramam mı tuhaf geliyor? Bu hadisenin hikmetini anlayan sultan tacını ve kaftanını karşılaştığı bir çobanla değişti. İlahi aşk ateşiyle dünya sultanlığını bir hırkaya değişmişti. İnzivaya çekildi ve aşk ateşiyle yanmaya başladı. İbrahim Ethem Hazretlerinden; Kalpler 10 şey sebebiyle ölür: 1-ALLAH’I bilip, hakkını ödememek 2-ALLAH’IN kitabını okuyup, hakkını ödememek, onunla amel etmemek 3-Şeytana düşmanlığı iddia edip, onu kendisine dost ve yâr edinmek 4-Resulullah'a (SAV) muhabbetinizi iddia edip, onun izini ve sünnetini terk etmek 5-Cenneti sevdiğini iddia edip cennet için amel etmemek 6-Ateşten korktuğunuzu iddia edip, günahlardan sakınmamak 7-Ölümün hak olduğunu kabul etmek, fakat ona hiç hazırlık yapmamak 8-Başkasının ayıplarıyla kendi ayıplarını görmemek 9-ALLAH’IN verdiği rızkı yiyip ona şükretmemek 10-Ölüleri defnedip ondan ibret almamak Aşk öyle bir tufandır ki; uğradığı yerlerdeki han u mânian yıkar; padişahları derviş eder." İşte İbrahim Edhem Hazretleri... Dillere destan olmuş Belh şehrinin hükümdarı. İlâhî aşkla tutuşunca sarayı terk etti. Niyazî Mısrî Hazretleri, bunu kaleme alarak: İbrahim Edhem'i derviş eden aşkındır Derdine düşenin tacı târ u mâr olur diye aşkın gücünü dile getirir. "Aşk, saltanattan terk ettirir. Her şeyin sınırı vardır ama aşk sınır dinlemez. Zincirler koparır." İnsanın sinesine ALLAH sevgisi düştüyse artık onun bütün hücreleri o sevgiyle tutuşur. Tacı, tahtı görmez. Saltanatı terk eder... İbrahim Edhem Hazretleri, sarayı terk edince oğlu ve vezir-i vüzera peşine düştüler. Onu, bir ırmak kenarında dalgın ve mest halde gördüler. Dediler ki: -Hünkârım! Saray sizi bekliyor. Biz, sizi götürmeye geldik. İbrahim Edhem Hazretleri başını çevirdi: -Beni hangi saraya davet ediyorsunuz, taştan kerpiçten yapılan saraya mı? Ben, şimdi gönül sarayına sultan oldum. O saray sizin olsun, dedi ve dönüp bakmadı bile. "ALLAH, murat ettiği zaman birçok sebepler halk eder ve kulunu irşat eder. Kul ister padişah, ister sıradan bir insan olsun, fark etmez. Kulun kendisinde istidâd-ı ezelî varsa ALLAH, verdiğini geri almaz. O, ortaya çıkar." İbrahim_i Edhem " Kuddise Sirruh" hazretlerine sordular ki; " ALLAHü Teâlâ, "Ey kullarım! Benden isteyiniz! Kabul ederim, veririm" buyuruyor. Hâlbuki istiyoruz, vermiyor? " Cevap buyurdu ki; " ALLAHü tealayı çağırırsınız... O’na itaat etmezsiniz. Peygamberini " sallallahü aleyhi ve sellem" tanırsınız... O'na uymazsınız. Kuranı Kerimi okursunuz... Gösterdiği yolda gitmezsiniz. Cenabı Hakkın nimetlerinden faydalanırsınız ama O'na şükretmezsiniz. Cennetin, ibadet edenler için olduğunu bilirsiniz... Hazırlıkta bulunmazsınız. Cehennemi asiler için yarattığını bilirsiniz... Ondan sakınmazsınız. Babalarınızın, dedelerinizin ne olduklarını görür... İbret almazsınız. Ayıbınıza bakmayıp, başkalarının ayıplarını araştırırsınız. Böyle olan kimseler, üzerlerine taş yağmadığına, yere batmadıklarına, gökten ateş yağmadığına şükretsin! Daha ne isterler? Dualarının neticesi, yalnız bu olursa, yetmez mi? " (Alıntı!)

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Osman Mertoğlu
    Osman Mertoğlu

    Aradığını bilmeyen,
    Bulduğunu anlamaz diyen!
    Kuru ekmeğini süsleyen,
    Ötede açlıktan inleyen!
    Doysa da tıka basa yiyen!
    Arif’im, kör kuyuda ne aranır?
    İnsan bulduğuna da karanır!

    Dost şairin anlamlı çalışmasını severek okudum. Kutluyorum...

    Tebrikler...

  • Yusuf Akkaya
    Yusuf Akkaya

    Saltanat pesinde kosanlar bu guzel siirinizle anlattiginiz kissadan ibret alsinlar...baki selamlar...y.akkaya

  • Hamdi Oruç
    Hamdi Oruç

    Tacım…
    Kaftanım!
    Bir yanda Sultanlığım!
    Biter mi nadanlığım?
    Başlasın çobanlığım!


    Çok güzel bir şiir

  • Atila Yalçınkaya
    Atila Yalçınkaya

    Kutlarım.Selam ve saygılarımla.

  • Canan Ereren
    Canan Ereren

    Kutluyorum efendim,güçlü kaleminize saygımla...

TÜM YORUMLAR (24)