Canımı yakan çok oldu,
Ben “seviyorum” dedikçe
Birileri ateşi biraz daha yaklaştırdı.
Oysa ben sevgiyi
Bir sığınak sandım,
Meğer çoğu insan için
Bir deneme tahtasıymış kalp.
Çocukken öğrendim susmayı,
Büyüyünce öğrendim sevmeyi.
Ama kimse öğretmedi
Sevmenin bedelini.
“İyi niyet” dedikleri şey
Çoğu zaman yalnızca
En savunmasız yerinmiş insanın.
Ben kimseyi yarım sevmedim.
Ya tamam dedim,
Ya hiç.
Ama karşıma çıkanlar
Hep ortasında kaçmayı bildi.
Bana “kal” demediler,
Ama gitmemi de istemediler.
İnsan en çok
Belirsizlikte kanıyor.
Bir gün fark ettim;
Bazıları sevilmek ister
Ama sevmeye cesareti yoktur.
Bazıları alınır sevgiyi,
Cebine koyar,
Sonra seni borçlu çıkarır.
Ben ise sevgiyi
Emanet bildim,
Kırmamaya çalıştım.
“Ben seviyorum” dedim…
Karşılığında
Şüphe verdiler.
Sadakat verdim,
Şüpheyle tarttılar.
Kalbimi açtım,
İçeri girip camları kırdılar
Sonra “çok hassassın” dediler.
Felsefesi şudur bu işin:
İnsan, başkasının karanlığında
Kendi ışığını kaybedebilir.
Ve bazen en büyük yanılgı,
Herkesi kendin gibi sanmandır.
Ben iyi sandım,
Çünkü kötü olmak bana yakışmadı.
Yoruldum…
Ama sevgiden değil.
Yanlış ellere bırakmaktan yoruldum.
Sevgi yük değildir,
Yük yapan onu taşıyamayanlardır.
Benim kalbim ağır değil,
Sadece derin.
Artık biliyorum:
Sevmek bir meziyet,
Ama herkesin harcı değil.
Ben yine severim belki,
Ama bu kez
Canımı yakana değil,
Kalbimi koruyana.
Çünkü insan
Sevilmek için küçülmemeli,
Severken yok olmamalı.
Ve şunu öğrendim geç de olsa:
Canımı yakanlar gitti,
Ama ben kaldım.
Kırık ama gerçek,
Yorgun ama hâlâ insan.
AYGÜLZADE ✍🏻..
Kayıt Tarihi : 28.1.2026 03:37:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!