CUNEYT-GULTAKİN ŞİİRLERİ

CUNEYT-GULTAKİN ŞİİRLERİ

Ender Akyüz

Dövüş filmlerinin önde geleni
Ekranlara bağlar izleyenleri
Bir osmanlı gibi bakar gözleri
Cüneyt Adında bir bey geliyor

Elinde kılıç belinde de kın
Onun karşısında durmayın sakın
..

Devamını Oku
Cüneyt Ergün

' Hiç bir slogan uçurtma bayramlarına destek vermiyorsa Çocuk olmak da yok artık' dedi adam.

Yaşı yalanlarını bağışlatacak kadar genç, oturduğu yerden güç bela kalkacak kadar ihtiyardı. Bilmiyordu hangi şark daha yalnız, bilmiyordu hangi hicret daha sakıncasız. Mevsim gitmeyi öneriyordu. Baktığı her ufkun öte yanına hasret bir ömür vardı elinde ve çaldığı her kapıyı bir el açardı. Senatoryumlara kapanası bir kalıştı bu sanki. Hayatta kalmak için değerli bir organını bağışlamak zorunda olan zedenin kulağına çarpan 11 pontluk topuk sesi aslında doktorunun değil de duvarda asılı olan zaman makinesine aitti. Neşter, tene tavsiyelerde bulunacaktı kalemini kırmadan önce - ' bu son olsun...' Doktor tavsiyede bulunacaktı- ' günde 24 öğün, aç kalple, sanal yoldan alacaksın bu uyarıcıyı.' Kesilen organ küçük bir tavsiye mektubu yazacaktı;

- Sevgili bedenim; sen bu satırları okurken ben çoktan eksik yanlarından biri olmuş olacağım. Birde iyi tarafından bakmalısın bu gerçeğe zira elinde olanların sen fark etmesen de ne kadar değerli olduğunu öğrendin bu gün. Umarım sinirlerini bozmuyordur Polyanna...
Elveda.

..

Devamını Oku
Cüneyt Ergün

‘26’dan tavşan ve göz kapaklarından soru işareti çize biliyordu’ adam. Tuhaf gelmiyordu artık tek kelimeli cevaplar, evetler, hayırlar…
Herkes kendi kalbinin önündekini özlese, dünya tertemiz olurdu. Çiçek tutan insan değil, çiçeği kopartılan toprak olmak istiyordu.

‘İnsanlar çelenklere benziyor’ dedi adam.
Odunlar çiçek taşıyordu.
..

Devamını Oku
Cüneyt Ergün

‘mendil melankolikse kurumasını beklemek aptallıktır’ dedi, adam.
Gözyaşı akar yatağını bulur.
Mevzuubahis değildir her gecenin şeb-i yelda olması; zira hiçbir geçmiş yeterince geçmemiştir.
Saman alevi gibi sevip, saman alevi gibi terk edenleri,
Saman alevi gibi unutarak cezalandırmayı;
Zaman alevinden öğrendi.

..

Devamını Oku
Mehmet Tevfik Temiztürk

Televizyonlar açık tercihimiz Soysuzlar,
Cüneyt Arkın, çevirmiş ekranlarda tek film var…

Diğer kanallarım boş konulacak şeyler yok,
Aynı filmlerimizi ezberlemişiz çok çok…

Kötü adamlarımız kötülük düşünecek,
..

Devamını Oku
Cüneyt Ergün

ir şakayla başlayan ve içindeki tüm romantizmi yağmurla ifade etmekten hoşlanan nisan; sana ait olmalı bu akşam' dedi adam. Bu akşam ki Farid Farjad çalmaya çalişan kabiliyetsiz bir keman oğrencisi. Bu akşam ki beni boğmaya calişan bir örğutün elebaşısı, zararlı bir cemiyet yani. Karanlığın içinde kaybolan siyah bir giysi gibi tedirgin otoban kenarında yürümekten. Çift şeritli bir yolda tek kişilik bir terk-i dünya. Aydınlık, bir film şeridi artik.
Bu aksam ki katli vacip bir bünyeye yerleştirilmiş fünye.

Mutluluk, tahrik gücü yüksek bir zavallı artık.


' Yıl, nisanım dediginde; ilk önce şemsiyeler kapatılmalı ve yağmur, herkese eşit dağıtılmalı. 'Yağmur, herkese yakışmalı' dedi adam.
..

Devamını Oku
Cüneyt Ergün

Şimdi ben yok denecek kadar çokum.
Firardayken insan ve buz kesiyorken hava,
soğuk en çok parmak uçlarıma yakışmaz.
şimdi vakit seyir defterimde yorgundur,
şimdi feryat en çok sesimin tonunda vurgundur
ve şimdi hayat;
cevabını bildiğim en zor sorudur.
..

Devamını Oku
Cüneyt Ergün

Eli değmesi gerek bir tabib el gulub’ un.
Kalp sadece çarpan bir şey değil artık,
yamuk bir şey,
ıslak bir şey,
kırmızı bir şey,
bir pompa hayata bağlayan
…hayat pakize bir şey.
..

Devamını Oku
Dilek Hokkaömeroğlu

Sustum onlar dönene kadar.
Selam Sevgi Saygılar
Arap Kurt
Sevilay Şahbaz
Cüneyt Yağcıdır
İlhami Erdoğan için....
..

Devamını Oku
Osman Tuğlu

Bir mutsuz aşk filminde dövülüyorsun
Şair senin sanki ondan ne farkın var
Meyhanede içip içip ağlıyorsun
Ne dayaktan ne de ölümden korkun var
Çaresiz karanlığa dağılıyorsun
İçinde rol yapan bir Cüneyt Arkın var

..

Devamını Oku
Nesrin Pekinsel

Eylüller hüzünlüdür
gel Nisan yap kızının adını.
Doğarsa hele bir de Nisan da,
bahar olur yaşadıkça, yaşattıkça.
Dileğim bu, ister al ister alma.

Alican kuş kadar özgür olsak,
..

Devamını Oku
Halenur Kor

YIL 1994.
Evimizin tek kızı Elifimiz Haziran ayında evlenmiş, Amasyaya gitmişti. O sene büyük oğlum Cem epey bir gecikmeden sonra 26 yaşında asker oldu. Acemi birliği tesadüfen Amasya oldu.
27 Ağustos da küçük oğlum Cüneytin, Samsundan vefat haberi geldiği zaman, askere gidecek olan oğlum Cem de Eskişehire, babannesine ve teyzelerine allahaısmarladık demek ve dualarını almak için gitmişti. Ertesi gün geldiği zaman evdeki matem havasını görünce, anneanneme mi bir şey oldu, diye feryât etmiş, kardeşinin vefatını öğrenince de yıkılmıştı. On gün izin verdiler. Kıtasına 10 gün sonra katıldı.

Acımız sonsuzdu. 1994 senesinde kızım gelin oldu. iki ay sonra yavrum, Cüneytimi kaybettik. 10 gün sonra Cem askere gitti.
Ev bir anda bomboş kaldı. O günleri anlatmaya kelimeler kifayet etmez.

..

Devamını Oku
İbrahim Arslan

Kartal Tibet'li Karaoğlan geliyor hatırıma. Büyük oyuncuyu ' Tarkan'ı mızı anıyorum burdan, selam gönderiyorum. Selam Malkoçoğlu Cüneyt Bey'e de gitsin. O filmler olmasa Türk tarihi sineması hem garip, hem öksüz değil mi?

1963 Yılında Suat Yalaz yine böyle bir Sonbahar- yaz gününde kalemi eline aldı... Ve ilk gözlerini çizdi. Kara gözlü, kara saçlı, kara bakışlı bir oğlanı çiziyordu. Adınada bu kara çocuğun ' Karaoğlan' koydu. Suat bey çekimlere katılamamış. İzleyememiş bu yeni Karaoğlan'ı. Hastanedeymiş sanırım. Geçmiş olsun diyorum. Ama içi rahat olsun. ÇİZİMLER çizgi olarak kalmayacak. Çizgiler O'nu anlatacak. Baybora' nın oğlu Karaoğlan bize bir coşku verdi. At sesi, kılıç sesi duyar gibiyim. Ve güzel kızlarda olacaktır, bu kara oğlanın etrafında.

Nerden nereye. Ocak ayı gelsede... İple çekmeye başladım. Dünden bugüne yani geçmişten bugüne Türk sineması'na Yeşilçam'a emek veren, terini akıtan, yazan, yöneten, oynayan, çizen herkese şükranlarımızı sunuyorum. Onlar olmasa bizde heyecan ölecekti ilk. O ustalar olmasa Sinemamız kan ağlayacaktı.

Daha yazacak, çizecek çok şey var. Daha oynayacak, yönetecek çok filmler var. Daha sinemamız yeni başlıyor. Bitti demeyin, son demeyin. Bizim sinemamızda ' Son' Yok. Mutlu SON olmadıktan sonra... Ve her yeni Türk Fiminden sonra kalkın ayağa alkışlayın. Elleriniz alkışlamayla gocunmaz. Allah devletimize zeval vermesin. Bu dalgalanan bayrağın ve çeşmelerden akan suyun değerini bilelim. Herkese böyle bir vatan nasip olmaz.
..

Devamını Oku
Nuran Talyak

Ak sütlü kaşıklarda süt emziği gibiydi gelmelerin. Ve su gibi gitmelerin yeniden benim aklımda kalan kıssa: Kafes ardından sorgularsan hayatı, ölüm basamaklarında tökezlemezsin. Oldu.

Gözlerine aktığım son gün, baba hasretiyle yana yana geldiğim hastane odası. İki bin üç yılıydı. Uzaklardayken duymuştum kalp krizi geçirdiğini. Gözyaşları içinde beyaz sakalınla yüreğimin derinlerindeki yaraya davet ederken seni, ikinci gün kaçtığın o garip yatak bile şaşırmıştı birden bire gidişine. Son kayboluşuna. O gün ben seni özlemekten ne kadar yorulduğumu fark etmiştim.
Bir ömrü gidiş gelişlerle tükettik. Sen yaşayarak, biz özleyerek gelişlerin tadını senli yaşamayı özlüyorduk baba Döndüğünde uçurumları aşmaya çalışırdık kısa aralıklarla. Gelişlerinde bir gidiş, varlığında hasret kokusu. Evde, küçük odanda yalnızlığı seçtiğin anlarda ki genelde bunu yapardın, biz kapı ardından dinliyorduk ruha huzur veren sesinle okuduğun ilahileri, ayetleri. Hala bir kasetin evde, senin okuyup dinleyemediğin kasetin biliyor musun? Bir kere gözlerime bakıp özle beni emi demeden gittin. Ama ben seni dinlemedim baba. Özledim seni. Çok özledim. Kendime borç bildim ücralarımda senin için ağlamayı yıllarca. Sen benim yavrumsun Türk filmi sarhoşluğunda kavuramadan bedenini gitmeyi seçtin. Hatırlar mısın bilmem sen Cüneyt Arkın filmlerini ne çok severdin. Sanırım Kör Oğlunda kendi kahramanlıklarını görüp tek kalemde on kişiyi devirebilmenin hazzını yaşıyordun Cüneyt Arkın bedeninde. Nasıl da heyecanlanırdık o tahta köprülerin zincirlerini koparırken ya da bir ermeni sultanının kızının yardımını şuh bir edayla kabul ederken. Haklıydı o her yaptığı yıkıntıda çünkü. Ve Gri gözlerini devirirken sofrada ben gözlerinde kan arıyordum.
Seni göreceğim günler arı olacağını biliyordum ya da öyle sanıyordum ama sen bal bırakmıyordun bana,diğer çiçeklerdeydi iğnelerin sürekli.üzgünüm baba sen benim hazinem olamadın. Sevgi çukuruna gizlediğin yosun tutmuş damarlarının beslediği, o buruk, o kırık ve biliyorum ki o hasta yüreğinle ellerimi tutamadın. Ayağı kırık tahta köprülerimin çivisi olamadın. Biliyor musun balinalar yavrularını kaybedince kendilerini sahile vururlarmış ölünceye kadar. Onlar yaşam kaynaklarını yavrularından alırlarmış. Sen balinam olamadın. Senin yumurtaların çoktan batıp helak olmuş haberin olmadı. Arkadan ellerinle sahile attığın yavruların yosun emzirişiyle büyümüş, baktın ama elini uzatamadın. Ah! Yangınım, ağız dolusu acım bağıramadığım. Yürek acısı nasırım.
Özledim diyemiyorum seni artık sen yaşarken almıştın seni. Çorak dolaplarda sakladık baba sevgisini fırtınaya inat. Her bıyıklı incitti avurtlarımı, her sakal şaşırttı bebek tenimde yalnızlığımı. Her baston tıkırtısı başımı döndürdü durak köşelerine ve yetim kaldım otobüs tekerlekleriyle her seferinde. Babalığı başkalarına biçtim ben de. kimine tam oturdu, bazısına eğreti durdu kimi de ömrümü aldı, gölgesinde senin varlığın vardı belki de. Ve ben seni özlemekten yorulduğum anda gittin özlemenin acısına şahitlik edemeden. Bu son gidişti. Ne bastonun, ne çıngıraklı saatin ne de yaşamda bize biçtiğin roller dur diyemedi. Hasretimse, hastane odasında unutmuşum özleyemedim seni.
Oysa sana diyeceklerim vardı gizli nefretlerim üzerine. Çöl yangınlarında kar olmanı dilediğim günler üzerine. İlk aşkımın yıkıntılarını anlatmadım sana daha ve bir sürü anlatmam gereken olay hayatımda baba olarak bilmen gereken. Duyamadın beni o zaman uzaklardaydın yanımdayken. Şimdi duyamazsın. Gelinmeyecek bir yerdesin artık. Geçmişinden getireceğin iyi bir anın yokmuş deme bana. Salatalık kokuları içinde, demlik yarıklı şakaklarım var. İyi anlarım oldu elbet güldüğümüz anlar. Ama babaların gülüşü değildi yanaklarına astığın tebessüm, her amcanın gülmesi gibiydi.
..

Devamını Oku
Akif Tütüncü

Hayatın sol yanıyız diye anlaşılmamışız
Hep Cüneyt Arkınlar galip gelmiş hayatın filminde
Yılmaz Güneyler hep mağlup
İstemimiz kırık bacaklı bir çocuğa sahtede olsa bir bacak
Birde yürek acısına ilaç
Ama bilemedim sol yanını 1-0 yenik başlatıyor hayat
..

Devamını Oku
İbrahim Arslan

Ey Allah'ım futbolda bile olmaz bu kadarı...
Bu nasıl bir taksim oldu, bu nasıl acayip iş!
On erkek bir kadın, bir kadına on erkek düşmüş.
Üstadım dünyanın çivisi değil Mıh'ı çıkmış...
Bu maçı yönetmez. Ne Collina, ne Cüneyt Çakır
Ne dünyanın başka bir yerinden başka bir hakem!
Bu Kıyametin kopmasıdır, Kıyamet kopmadan!
..

Devamını Oku
Ramazan Mehmet Tanal

Sinemaya gitmemiştim henüz
Ama bazı artistleri tanıyordum
Golden cikletleri vardı
İçinden vesikalık gibi
Belgin doruk,Cüneyt Arkın,tanju korel,Ediz hun
Biz onları biriktirip
Pişti oynardik
..

Devamını Oku
Salim Nacar

cüneyt’e…

cami dibi gözlüklerime iltica
ve arkasakar skodanın gövdesi ihlali
yeniyetme küfürleriyle yaşı yirmi yedi
kurşuna dizilen ceketim cüneyt
kimseye teşne kılmadığım mahfuzum
..

Devamını Oku
Mehmet Tevfik Temiztürk

Yapılanlar vicdansız, zulüm hadsiz, hesapsız,
Haksızlık tükenmiyor, çok şey açıklamasız…

Bir yer ki cehennem, kullar akıllanmıyordu,
Barış mümkün değildi, dertler hiç bitmiyordu…

Fatma ablamız vardı, Cüneyt abimiz ile
..

Devamını Oku
Mehmet Tevfik Temiztürk

Bir film izliyorum ki ellerde hep tabanca,
Ortada tek polis yok konu adam vurmaca…

Neredeyse yüz ölü, Cüneyt abi uçuyor,
Kötü, ona düşmandır o, öldürülemiyor…

İçinde nasihat yok fayda da sağlamıyor,
..

Devamını Oku