Gerçek mi bilemem lakin umduğum
Ellerin üstüne elin koymadın
Kesinkez tek şey varsa bildiğim
Bellerin üstüne belin koymadın
Zülüfün ucundan görünür baktım
Uğrunda koşturup duran aşıklar
Elinden zehir de içer mi sandın
Münzevi elinden alıp kaşıklar
Bal yalar zehirden kaçar mı sandın
Üstüne bir yâr sevsem asılam
Vuslat yolu çırakları
Yolda kalmış işlenir
Mümteninin binekleri
Zaman sonra yaşlanır
Âftâb ile uyandılar
Gönül koydum insanlara
Her işimden bezer oldum
Tüm sözleri çekiç gibi
Nefsi bun’la ezer oldum
Dibe vurup Allah dedim
Sen başını yaradana
Eymedinse ozan mısın
Elin’ abdest sularına
Deymedinse ozan mısın
Kulak asmadın Kuran’a
Ellerin elinde oyuncak olma
Akdeniz’den namus ar safa geldin
Herkesin yüzüne sırıtıp gülme
Dünyada intikam var safa geldin
Uzaktan görünür sürmeler belli
Sermesem önüne şiirler senin
Şahsıma sunacak sözün mü vardı
Güvendim insan evladı dedim
Yarama basacak közün mü vardı
İnsanlara seni zar zor akladım
Kavuşmak imkansız dünyada sana
Yine de vazgeçmem senden sevdiğim
Sözüm var uğrunda tam kırk dört sene
Sonrası elveda benden sevdiğim
Sevgimi anlatmak istedim bezdim
Şu dünyada misafiriz
İnsanlarda gam telaşı
Ne dün ne de yarın değil
Şu bende ki an telaşı
Nankörlüğü zerresinde
Yağ yağmur gülün üstüne
Kan aktı balın üstüne
Birbirinin kalbin’ kırar
İnsanlar malın üstüne
Bu dertlerden iç ürperir




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!