Çok özledim desem. Şiiri - Hüseyin Erdinc

Hüseyin Erdinc
252

ŞİİR


21

TAKİPÇİ

Çok özledim desem.

Çok Özledim Desem

Çok özledim desem…
Belki de cümle yarım kalır.
Çünkü bazı özlemler
Bir kelimeye sığmaz.
İnsan bazen
Bir insanı değil,
Onunla yaşadığı küçük anları özler.
Sabahın henüz uyanmadığı saatlerde
Pencereyi aralayıp içeri giren serinliği,
Çayın ilk buharını,
Ve birinin
“Günaydın” deyişini…
Ben galiba en çok
Birlikte başlayan sabahları özledim.
Çaydanlığın ince ince konuştuğu mutfakta
Senin sesin karışsın isterdim buhara.
“Nasılsın?” diye sorduğunda
Dünya biraz daha katlanılır olurdu belki.
Bir insanın sesi
Bir insanın gününü değiştirebilir mi?
Ben değiştirir diye inanıyorum.
Çünkü bazen
Bir kelime
Bir insanın bütün yükünü hafifletir.
Ve bazen
Sadece bir “merhaba”
Bir kalbi yeniden yaşatır.
Ben çok şey istemedim aslında.
Uzun yollar değil,
Büyük sözler değil,
Gökyüzüne yazılmış vaatler hiç değil.
Sadece
Günün bir yerinde
Aklına düşmek istedim.
Belki öğleden sonra
Bir kahve içerken,
Belki kalabalık bir sokaktan geçerken,
Belki de
Hiç sebepsiz yere.
İnsan bazen
Hiç sebepsiz hatırlanmak ister.
Uzaklık dedikleri şey
Aslında kilometre değildir.
Bazen aynı şehirde
Birbirine dokunamayan insanlar vardır.
Bazen de
Arada dağlar, denizler olsa bile
Bir insan
Bir insanın kalbinde oturur.
Keşke uzaklık
Sadece şehirler arasında kalsaydı.
Haritalar çözebilirdi o mesafeyi.
Bir bilet alınır,
Bir yolculuk yapılır,
Bir kapı çalınırdı.
Ama kalp mesafesi…
İşte onu
Hiçbir yol kapatamaz.
Ben yine de
Umut etmeyi bırakmadım.
Belki bir gün
Kapı çalar diye.
Belki bir gün
Telefon çalar diye.
Belki bir gün
Sadece iki kelime gelir diye.
“Buradayım” diye.
Akşamlar vardır bilirsin…
Güneş yavaşça çekilir
Ve şehir biraz yorulur.
İnsanlar evlerine dağılır,
Işıklar birer birer yanar.
İşte o saatlerde
İnsan en çok
Eksik olduğunu hisseder.
Bir ses eksiktir.
Bir bakış eksiktir.
Birinin “geldim” demesi eksiktir.
Ben bazen hayal ederim.
Sen kapıdan giriyorsun.
“İyi akşamlar” diyorsun.
Ben de telaşla
Fırına koşuyorum.
Sıcacık bir ekmek alıyorum.
Sanki sofraya
Ekmek değil de
Senin gelişini koyuyormuşum gibi.
Bazı mutluluklar
Çok küçüktür aslında.
Ama insanın kalbinde
Kocaman yer kaplar.
Gece yavaş yavaş iner şehre.
Sokaklar sessizleşir.
Pencerelerdeki ışıklar azalır.
Herkes çekilir
Kendi dünyasına.
İşte geceler
İnsanın kendisiyle konuştuğu zamanlardır.
Sorular gelir.
Cevaplar susar.
Hatıralar kapıyı çalar.
Bir gülüş…
Bir bakış…
Bir yarım kalmış cümle…
Ve insan anlar ki
En derin yalnızlık
Kalabalıkların içinde değil,
Hatıraların içinde yaşanır.
İşte o saatlerde
Bir mesaj düşse telefona…
“İyi geceler” yazsa.
Dünya biraz daha
Yumuşak olurdu belki.
Ben de cevap yazardım:
“Seni çok özledim.”
Bazen insan
Sadece bunu söylemek ister.
Ne sitem,
Ne hesap,
Ne geçmiş.
Sadece
Özlediğini söylemek.
Çünkü özlemek
Kırgınlıktan daha eski bir duygudur.
Ve bazen
Bir insanı özlemek
Onu hâlâ kalbinde taşıdığını gösterir.
Şimdi sana sorsalar belki
“Bu kadar özlemek çok mu?” diye.
Ben de düşünürüm.
Bir insanın
Bir insanı özlemesi
Gerçekten çok mu?
Birinin sesini duymak istemek,
Birinin iyi olduğunu bilmek istemek,
Birinin “buradayım” demesini beklemek…
Çok mu?
Belki de değil.
Belki de insan
Hayatta en çok
Basit şeyleri ister.
Bir sıcak çay,
Bir kapı sesi,
Bir iyi geceler…
Ve bazen
Sadece şu iki kelime:
“Gel” desen
Yeter.
Çünkü bazı yollar
Ayakla değil,
Kalple yürünür.
Ve bazı özlemler
Ancak kavuşunca diner.
O güne kadar
Ben yine burada olacağım.
Bir sabah çayı buharında,
Bir akşam ekmeğinin sıcaklığında,
Bir gece sessizliğinin içinde.
Ve eğer bir gün
Sen gerçekten sorarsan:
“Nasılsın?”
Ben yine aynı şeyi söyleyeceğim.
Biraz gülümseyerek,
Biraz içim titreyerek:
“İyiyim…
Ama seni
Hâlâ çok özlüyorum.”

19 Ağustos 2021 – Fethiye
Hüseyin Erdinç

Hüseyin Erdinc
Kayıt Tarihi : 11.3.2026 21:09:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!