Ne ceketimiz, paltomuz vardı,
ne de ayağımızda ayakkabı ya da bot.
O kış rüzgarında camımız titrer, ıslık çalardı kapımız.
Susun derdi babam,
radyoda "Akşam Haberleri" dediğinde.
O zamanlar orta dalga Çukurova radyosunda pazar gecesi radyo tiyatrosu, sabah okula veya işe giderken de sabah proğramıydı hayallerimiz.
Teneke sobamız yanardı,
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta