(E):
Sen sevmekten ne anlarsın, git aşkı kelebeklere sor da öğren!
(K):
Haha! İşim gücüm yok, çiçek çiçek dolaşıp kelebek mi yakalayacağım? Sen delisin adam!
(E):
Deliyim, öyle mi? Peki, sen dünyada tek gerçek sevginin kelebeğe ait olduğunu hiç duymadın mı? Hatta hikayesi bile var.
(K):
Yoo, anlatsana, romantik mi?
(E):
Böyle bir hikaye, böyle bir sevgi yok...
Peki, anlatayım:
Günlerden bir gün kelebek ateşe aşık olur. Onun hasretiyle yanıp tutuşur, ona bir kere dokunmak ister. Arkadaşları, eşi dostu, sevdikleri kızar ona; "Olmaz, ateş seni yakar!" derler. Ama kelebek dinlemez. Aşkı o kadar büyüktür ki karar verir; "Ateşsiz yaşayamam, ne pahasına olursa olsun ona bir kere dokunacağım!" ve ateşe doğru uçmaya başlar. Önce bir sıcaklık kaplar bedenini. Herkes bağırır: "Dön geri, öleceksin! Kanatların yanar!" Kelebek dinlemez, daha da derine uçmaya başlar. Yavaş yavaş kanatları yanmaya, bedeni kavrulmaya başlar ve ateşin içine düşer. Can havliyle ateşe bakar ve gülümser: "Geldim aşkım, sana geldim!" der.
(K):
Yazık kelebeğe ama çok aptalmış! Ben kelebek olsam öleceğimi bile bile uçmazdım öyle ateşe.
(E):
İşte bak, sözüme geldin mi? Sen sevmeyi bilmiyorsun, bir kelebek kadar bile cesaretin yok.
(K):
Hiç de bile, cesurum ben! Camı açıp bağırırım bak.
(E):
Bu mu cesaret, camı açıp bağırmak? Hadi bağır!
(K):
Şey...
Sonra bağırsam olmaz mı?
Hem komşular rahatsız olur.
(E):
Kuzum, sen beni sevdiğine emin misin?
(K):
Evet, neden sordun?
Belki bir kelebek değilim ama seni çok seviyorum.
Nasıl ispatlayabilirim ki?
(E):
Ben anlamam, madem seviyorsun ispatla.
(K):
Hım...
Nasıl ispatlasam ki?
"Tuz kadar seviyorum" desem?
(E):
Yok yok, onu hikayeden çaldın sen.
(K):
"Bebeklerin uykusu kadar" desem?
(E):
Ha gayret, olacak.
(K):
Dalga geçme, ağlarım!
(E):
Tamam, tamam, kıyamam.
(K):
Seviyom işte!
(E):
Tamam, tamam, seviyorsun.
(K):
İnandın mı şimdi?
(E):
Peki, inandım... Ama keşke gösterebilseydin.
(K):
Peki, al bak!
(E):
Aa, ne bu? Resim mi çizdin bana?
(K):
Evet, kolları açık bir cin ali.
(E):
Yani, ne anlama geliyor?
(K):
Hani çocukken sorarlardı ya "Beni ne kadar seviyorsun?", biz de kollarımızı iki yana açıp "İşte bu kadar!" derdik ya...
İşte ben seni çocuklar gibi seviyorum.
(E):
Ah, romantik prensesim, gel buraya!
Ben de seni çok seviyorum.
Hemde pek çok...
08.09.2026 01:26
Kayıt Tarihi : 8.09.2026 01:27:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!