Ey Fesleğen...
Kim üfledi sana bu sonsuz güzelliği?
Hangi Kudret verdi bu nefes kesen kokuyu sana?
Her elimle okşadığımda başını,
Nasılda ferahlatıyorsun yazımı..
Parfümlerim tükeniyor her seferinde,
“Kocaman adam olmuşsun…
Niye ağlıyorsun?” dediler.
“Her yere yetişmişim…
Ama bir tek O’na geç kalmışım,” dedim.
göçtüğümde,
arkamdan sessiz bir yağma başlıyor;
sanki ben çekilince,
eşyam değil, ömrüm talan ediliyor.
Biri, “Ayaklarım yoktu,” diyor,
🌿 Ağaçlar mevsiminde meyvesini verir, hayvanlar yaratılış gayesini yerine getirir. Peki insan? İnsan hangi göreviyle varlığını hak eder, hangi meyvesiyle anlam bulur? İnsanın meyvesi yoksa, varlığı da kuru bir gövde gibi boş kalmaz mı?..
Kalır kalır..
Ömrüm boyunca bir işe tutunamadım.
Ne emeğin hikmetini çözdüm,
Ne de rızkın sırrını anlayabildim.
Fani insanların hükmüne takılıp
Kendi gölgemde kayboldum.
Risale-i Nur der ki kalbine nur,
Umutsuzluk yerine sabır olur.
“Ben niye doğdum?” demez insan,
“İyi ki doğdum, şükür ki iman.”
Karanlık fikir söner gider,
Yazarken.
Sana yazarken,
Kelimeler kanıyor parmaklarımdan.
Bir cümle kursam, günaha girer miyim?
Ama bu defa, seni hiç olmadığı gibi yazsam,
İçimden değil de içimle yazsam,
Hep kötülük etmişim kendime, iyilik sanarak nefsimin vesvesesinde,
Kime iyilik ettim ben, beni kim koruyacaktı o karanlık hevesinde?
Hep unutmuşum özümü, gafleti zikir bilerek,
Vah kafam! Hatırladığımı sanmışım, ya beni kim hatırlayacaktı?
Bir kere olsun kusur aramamışım kendi nefsimde,
Nasıl ki kiracı, bir gün çıkacağını bildiği eve masraf yapmaz; insan da dünya hanında kiracıdır, asıl evi olan ahirete yatırım yapmalıdır. Cihat E.
Haddizatında sanadır vaveylam!
Meyus, safderun, munis olamadın vesselam.
Feriştahını aşıp gelmişken velhasılıkelam..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!