Eğer bir gün rastlarsak İstanbul'un en mavi yerinde,
Bana yine sevdadan bahset,
Öyle hüzünle aşikar etme içini,
Meramını söyle,
Göğe bakarken sevginin nasıl bahtiyar olduğunu söyle,
Sonbahar olma sevdiğim,
Şiirler yazdım aşka dair,
Sevdayı anlattım, uzayan yolları,
Geceyi, dipdiri güneşi,
Masmavi denizleri, karanlık uçurumları yazdım.
Yalnızlığı yazdım, hiç bitmeyen, ölmeyen,
Hep ısıtan, hep üşüten ayrılıkları yazdım.
Gözlerine umut veren gökyüzünün,
Allı çiçeğin,
Yeşilin,
Masmavi akan denizin kıymetini bil.
Oturduğun çimenin,
Yürüdüğün sokakların,
Usandım dünyanın buğusundan, insanından.
Gök gri bugün,
Memleket bugün uzak bana.
Bir kızılcık vakti,
Sessizce gel bana.
Gök mavi,
Tüm umutlarımı alıp gidesim var.
Buruşmuş yalanlardan, değişen insanlardan kurtulasım var.
Varılmayacak yollara çıkasım var.
Menekşeleri kurutan, sevgiyi karartan insanlardan kurtulasım var.
Ağaçlar şen şakrak bugün,
Mavi kuşlar uçuyor üstümüzden,
Bir sevda busesi konuyor şehre,
İstanbul neşeli çocuklar gibi,
Çiçekli şarkılar söyleniyor,
Her el de turkuaz renkli uçurtmalar,
Bir gece yarısı ansızın gel,
Şarkılar söyler, şiirler dinleriz.
Sabaha kadar bekleriz sevdayı, elbet gelir.
Uykusuz kalırız,
İnce ince dolaşır sokakları gözlerimiz,
Ne fayda, maviyi bekleriz.
Şehir de tek başına yürürdü,
Kimsesi yoktu, sevgi vardı yüreğinde,
Masum bakardı, çok konuşmazdı,
Mor renkli yağmurlar aldı onu.
Birine sevdi, henüz gencecikti,
Zararını kim öder bu acının?
Bu kırıkların, bu kayıpların...
Dizeler koydum dünyaya,
Toroslardan göğe uzandı duymadınız.
Şimdi zararını kim öder geçen zamanın?
Sakalı kirli, kalbi yorgun şiirler yazdım.
Sabah erken açılır İstanbul,
Deniz erken dalgalanır boğazda,
Çocuklar blok flütle erken doluşur tramvaya,
Vapurlar doludizgin yürür,
Balıkçılar umut oltaları atar dalyanlara.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!