Hükmünü çoktan vermişsin;
En ağır cezam, senin o derin susman...
Kelimelerim artık kifayetsiz;
Sanki hiç yokmuşum gibi konuşmaman.
Cevap vermemen sitem dolu sözlerime...
Bir duvar gibi soğuk, bir duvar gibi sessiz.
Artık bir saniye sonramız bile yok;
Her şey suya yazılan bir yazı gibi, çaresiz.
Bir iki kelime söylesen diyorum;
Bize dair, ikimize, o eski günlere dair...
Olmaz ya uzak bir hayal bu ya;
Sana, bana ve o yarım kalan aşka dair.
Müebbettim biter mi bir gün, bilmem;
Söz orucunu benim için bozar mısın?
İllaki bir ceza vereceksen eğer;
Beni o mahzun sol yanına asar mısın?
Son nefesime kadar orada yatayım;
Hücre cezam hiç bitmesin, varsın...
Olur ya vuslat yerine ölüm gelirse;
O da senden, seninle gelsin, sağ olsun canın.
Şimdi hangi tel örgü çevirir yaramı?
Zindan karası gözlerinde başladı bu sürgün.
Senin kalbinde ölmek, en büyük bayram,
Varsın kapansın üzerime kapılar bugün.
Şiirden geriye kalan satırlar:
•Bir kadının sessizliği, mahkeme kararı gibidir; itiraz hakkın yoktur.
•Aşk dediğin şey; iki kişilik bir yalnızlığın, tek kişiye kesilmiş cezasıdır.
•Bazı ayrılıklar valizle olmaz; göz göze gelmeyerek başlar.
•Beni öldürmek istiyorsan bıçak kullanma; “hiç” gibi davran yeter.
30 Ağustos 2018 / Perşembe / Ankara
Halil KumcuKayıt Tarihi : 11.02.2025 14:02:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
"En ağır ceza, sevgilinin sessizliğinde mahkûm olmaktır."




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!