Sırra kapı aralar bedendeki bu mülk,
Çamurdan bir kalıbın içindeki ışık…
Farabi’nin dediği o görünmez büyü:
Karanlık iklimlerde hakikate âşık.
Besleyen, duyan ve düşünen bir güç,
Nefsin basamakları göğe doğru merdiven.
Biri toprağa çeker hazların gölgesinde,
Biri akla çağırır, şüpheyi söküp deviren.
Zihnin koridorları, derin bir labirent,
Duygunun fırtınası vurur bilinç kıyısına.
Psikoloji çözer içteki düğümleri,
Ayna tutar ruhun o görünmez yasına.
Akl-ı Faal’e ererse bir gün insan zihni,
Arınır gölgelerden, erdem olur yolu.
Madde fani kalırken cevher baki kalır;
Büyük nizama varır hikmetle dolu.
İşte bu arayıştır ruhun öz hikâyesi,
Sessizce yankılanır içimizdeki sedası…
Kendi derinliğinde kendini arayan insan,
Kavrar nihayet neymiş varlığın edası.
Sırrı faş eyleyip nefsini bilen,
Akıl meş’alesiyle karanlık yaran,
Emin Sultan der ki; özüne dönen,
Hakk’ın hikmetini ruhunda bulan…
Kayıt Tarihi : 2.10.2026 10:21:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!