Gönlümün bilmem neresindesin.
Ellerin, memelerin ve sesinle
Taa en derinlerdesin,
Bendesin,
Bensin
Nokta nokta nokta.
Karanlıkta
yalnızsın şimdi.
Gökten düşüyor melekler
bak yukarı.
Gömleğin
alnın gibi kırışık,
olur da kalırsan bir dağda yalnız
etrafın taşlar, gökler yıldız
tepeler yoldaş, ufuk ıssız
kimsesiz değilsin, dur ve dinle
tüfenk çapraz, bıçak elde
yar öyle bakma hele
Bu
On yedi Nisan'da
Anadolu Hisarı'nda
Yalnız başına ve tabii
On dokuz yaşına
Yürüyor gencecik bedenim.
iğde kokulu sokakların ağırbaşlı
bezgin kaldırımlarında ıslak taşlı
Fındıkzade pazarı çöpleri temizlenmiş
tüm çocuklar yorganının altındayken
eve girdim yaz gecesi ikisinde
uzaklara baktım mintanı parlak
Sabah oldu Üsküdar'da.
Martılar uyanmış çoktan,
El kadar çocuklardan
Belki bir saat önce
Fikrimce.
Sigaraya başladığım gün
Nedenini bilmeden içtiğim o ilk dal
Nereden bilebilirdim ki
Bâki bir yoldaş olacak bana.
Hava soğuktu,
Şişhane'den Haliç'e bakarım
gün gününü gün ediyor gülüyor
Fener'den bir kubbe yükseliyor
martılar ve hamallar Kantarcı'da
son yorgunluklarını atıyor
şu ötede motorlar yatıyor
Bazen insan ne anlamayı ister hayattan?
Zaten başımıza ne geliyorsa meraktan.
Hazır geçmişken üstümüzden koca bir hayat
Ne diye yağmurları bekliyoruz uzaktan?
Ölerek kurtulacağım sanma sakın korkak,
Uyumak istemiyordum,
Aynalar izin vermedi.
Koltuk da son derece davetkâr.
Gün beni süzüyor, gözlerini kapamış,
Gece ikna çabalarından bitap düşmüş.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!