Cevat Çeştepe Şiirleri - Şair Cevat Çeştepe

Cevat Çeştepe

demek içimdeki o garip boşalmanın nedeni buymuş işte
tam üstümden yüksek gerilim hatları geçiyormuş

sen biliyordun belki ama bana hiç söylemedin nedense
tam üstümden yüksek gerilim hatlarının geçtiğini

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

bütün mevsimlerin yakamozları belki bahar dallarıdır.
uykunun en derin saatlerinde, düşler bitmeye yakın.
yeni başlayan bir başka şey daha vardır, adı senin adın.
bunu sana nasıl söylemeli bilmem ki, nereden başlamalı.
ben söyleyemesem bile belki birgün söyler bahar dalları

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

sessizliğinin açmayan çiçeklerini suladı.
gözleri kıtalar arasına kadar uzayıp giden frekansları arıyordu.
yalnızlığını değil ona, kimseye anlatamazdı.
bir varoluş´un yada yeniden yaradılış´ın,
kitabına uydurulmuş yok oluş biçimindeydi sanki.
öyle titreyen bir hali vardı sanki attığı her adımın.

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

rüzgarın şiddeti sıfır, nabız sıfır
sessizlik ölüm,
herkesin gözü
gökyüzü.
buz tutunca ne kadar çok rengi oluyor kanatların.
gündönümü

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

gecenin yarısıydı, bozkırın tam ortasıydı
senin dudaklarında anne,
gece rengi bir gülümseme vardı
bana ak sütünü veremeden
siyahın ne olduğunu öğretiyordun.

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

hep aynı ağacın altında,
gözlerim;
bulutsuz ve turnasız
bir garip boşluk gibi
kimsesiz maviliklerde.

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

Küçücük salonlara sıkıştırılmış üçlü, ikili, tekli koltuklara sıkış-tepiş sıralanmış komşu bey amcalar, hanım teyzeler karşısında şov başlamak üzeredir. Ev sahibinin erkek sesi net ve gayet ciddidir.

– Hadi bakalım oğlum, göster amcanlara, teyzenlere pipini.

Acemi ve küçücük eller ayaklarındaki pijamayı anlamsız ve duygusuzca aşağı doğru indirirken ev sahibinin erkek sesi biraz gevşemiş ama çokça gurur yüklenmiş tonuyla devam eder.
– Bakın benim oğluma.

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

başka bir renk istersen ben veremem,
veremez de hiç kimseler.
gün batıp gitmekte işte görüyorsun,
beraber gider tüm renkler
artık tek çaren beklemektir yarını,
birazdan doğar güneş.

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

Son zamanlarda hiç konserve kutusu açtınız mı? Eğer açtı iseniz bir kaç yıl önceki konserve açma çabalarına göre şimdi ne kadar basit değil mi. Geçiriyorsunuz parmağınızı kutunun üst yüzeyindeki küçük halkaya, hafifçe bastırıyorsunuz geriye doğru, kutu açılıveriyor. Eskiden nasıldı peki … Yanınızda bir tane konserve açacağı, bir çekiç, ortada açılacak olan konserve kutusu. Çekiçle açacak aletin sivri ucunu kutuya çakarsınız, sonrada iç çeper boyunca kaydırmamaya özen göstererek ritmik hareketlerle ve açacak aletin teneke makası keskinliğindeki tarafı ile tıkırdayarak kutuyu açmaya çalışırsınız. Tabi bu arada kutunun sağa sola oynamasından mesela içindeki yaprak sarmanın sızan yağlarına bulaşmamaya çalışarak. Sonuç, çok basit bir fizik kuralının gündelik yaşama uygulanması. Bu fizik kuralıda yeni bir buluş mu peki. Hayır sadece akıl, o kurala yaşam içinde yeni bir uygulama alanı içinde yer açtı, hadi bakalım burada da göster kendini dedi. Ve güzelleşen yaşam oldu, hiç olmazsa bir kutu konserveyi açmak için sinir küpünden tüketime girmemeye başladık .

Ve bizler; artık ne güzel ve kolaylıkla konserve açıyoruz diyerek aynı anda ıslık çalmanın da keyfini yaşarken…, Şili’de bir gözlemevinde, dünyamızdan trilyon mil uzaklıkta yeni bir gezegen keşfediliyor. Keşfedilmekle de kalınmayıp üzerinde, dünyadaki yaşam koşullarına uygun özelliklerinde var olduğu tartışmaya yer vermeyecek şekilde tespit ediliyor. Yani yarınlarda yaşadığımız dünyanın iyiden cılkını çıkarıp yaşanmaz hale getirdiğimiz zaman yaşanacak yeni bir dünyamız var neyse ki ve adı henüz konmamış olmasına rağmen. Tek sorun şimdilik mesafenin uzaklığı gibi görülüyor ama hiç kuşkumuz olmasın ki ona da çözüm çok yakındır. Biz; mutfak tezgahı üzerinde kesme şeker kutularını içindeki şekerleri dökmeden nasıl açacağız diye uğraşırken içerdeki televizyondan spikerin sesi geliverir. Onca mesafeyi şöyle bir uzay aracı ile şu kadar saatte aşılabileceğine dair ….. Bizim arsa simsarları gibi bir umuttur havasıyla bizler de “yaşasın” çığlıkları atarak yerimizde şöyle bir zıplayıveririz.

Her şeye hükmeden insan aklı ; neden konserve açma yöntemindeki bu kolaylığı gündelik yaşama sokmak için yüzyıldan fazla bir zaman kılını kıpırdatmadı. … Ve neden hala kesme şeker kutularını açarken ortalık ufalanmış şeker kırıntıları ve kutudan taşan kesme şeker taneleri ile kaplanıveriyor. Acaba bizler mi akıldan fazla şeyler bekliyoruz, yoksa akıl kendini bu küçük detaylara kaptırmadan daha ciddi ve geleceğe dönük uğraşlara mesai harcıyor. Yada aklın aklına böyle şeyler hiç gelmiyor mu? Bence bu konu üzerinde akıl yorulacak kadar önemli.

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

ve gözleriniz heyecanla dolaşacak takvim yapraklarında,
yenisi acaba ne zaman diye.
ve parmak hesapları kurgusunu yapacak
hayal kurma saatlerinizin.
ve uzaktaki sevgililer daha da yaklaşacak çok
yakınlarınıza.

Devamını Oku