Bir kemanın çığlıklarıydı, bakışların.
Boğarken duygularım geceyi içimde,
Dokunmak istemiyorum yüreğine,
Burnumda tütmüyor artık, kokun.
Hangi kader kurtarır ömrümü?
Öğle vakti, tembel bir pastırma yazı
Elimde ara sıra harladığım sigaram
Kalabalıkta cebime sakladığım sinsi sızı
Yalnızlığın şarkısını dinler kulaklarım
İleride mutluluk için yalvaran dilenci
Gözlerinin derinliğine göm beni,
Sar beyazlığına, tenin tabutum olsun.
Kara geceye boya, saçların toprağım olsun.
Sağ kalsın sevgim yeter ki...
Dokunabilseydim ellerine kurtulurdum,
Bir bakışına hayatımı sığdırdın,
Başından sonuna bir bakış.
Öyle ki; bir varmış bir yokmuş,
Nihayet verdiği selam, eğilen başların.
Sana bakmaya yas tutan soluk gözler,
Bir otobüs durağında buldum seni,
Ağır adım, oturdun ön sıraya.
Ulaşamadım saçlarının kokusuna,
Bakmadan özledim alevden gözlerini.
Küskün, kanadı yaralı bir kuşun,
En çok açık kahve gözlerini sevdim,
Islanmış dudaklarını silen ellerini sonra.
Sonra göğsündeki çilleri, sonra, sonra...
Seninle olan keşkeleri bile sevdim.
Adımların, yürüyüşün düşer aklıma.
Kavuşmadan ayrılmak nedir bilir misin?
Uzağım sana; mesafe iki kaşın arası kadar.
Hasretim eşini göremediğim gözüm kadar.
Ama biliyorum, sen hep daha güzelsin...
Senin de arar mı beni bakışların, dilenci misali?
Güneşim, ayım ve yıldızlarım,
Umudum ve ışığım,
Nergisim, saklı bahçem.
Denizim, hazinem ve kalbim...
Uyansam, baharlarımın kuş cıvıltısı sesine,
Yakamozum, kutup yıldızım,
Yaz yağmurum, bahar rüzgarım.
Vaham ve serabım,
Karanlık gecede aydınlığım...
Kayıp bir çocuk, seyyah ama pusulasız.
Beni bırakıp gittiğin yerdeyim;
Rüyalarımda, umutlu ve aynı yaşta.
Gerçeğe uyanmaktan korkuyorum,
Gözlerimi ıssız yokluğuna açmaya.
Önündeyim, hep beklediğin pencerenin.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!