Cefalardan bir cefa seçtim, kor ateş yakar,
Günlerden koyu laci seçtim, kanlı yaş akar...
Vefasız sevgiliden bağrıma hançer çıkar!
Bu nasıl bir çelişki, sevdayla güneş batar?
Ellerim müebbetlik hasrete boyun eğen,
Yokluğunda kırılan kaleme el sürmeyen!
*
Gözlerim doğuştan kör, laci gecede yanan,
Senden başka kimseyi görmemeye adanan!
Ne aşıklar, ne kullar geçti; bitmez bu hicran!
Şimdi seni birisi sevse sıkılır o can!
Beni birisi sevse inanmaz yanık ciğer.
Ne aşıklar, ne kullar geçti; bitmez bu keder!
İşkenceden işkence seçtim, zehirler vurur,
Gecelerden zifiri seçtim, laci yas durur...
Merhametsiz güzeldir canımı yakan gurur!
Sefil bir muamma mı, bir aşkla şafak kurur?
Bileklerim ebedi sürgüne düşmüş halsiz,
Sensizliğin közünde kağıda küsmüş dilsiz!
*
Bakışlarım ezelden mühürlü, ışık almaz,
Senden gayrı bir yüzü görmeye ahdi bozmaz!
Ne dertliler, ne erler geçti; bu acı durmaz!
Şimdi seni el sevse utancın izi solmaz!
Beni birisi sevse kanmaz bu yaralı kol.
Ne dertliler, ne erler geçti; tükenmez bu yol!
*
Kahırlardan bir kahır seçtim, yangınlar ölüm,
Düşlerden koyu laci seçtim, binbir dert zulüm...
Taş yürekli zalim de boğazımda kör düğüm!
Zavallı bir oyun mu, sevdaya çökmüş hüküm?
Avuçlarım müebbet ayrılığa bağlanmış,
Yokluğunda kaleme dokunmaktan da yanmış!
*
Gözlerim ta doğuştan karanlığa bulanır,
Senden başka bir hayal görmemeye adanır!
Ne ozanlar, ne pirler geçti; sinem dağlanır!
Şimdi seni birisi sevse yüzün kızarır!
Beni birisi sevse inanmaz yanık yürek.
Ne ozanlar, ne pirler geçti; bitmez bu felek!
*
Acılardan kor acı seçtim, zindanlar akşam,
Sularından zehiri seçtim, laci gam akşam...
Hain yardan ruhuma saplandı kanlı bir cam!
Sahte bir çelişki mi, güneşi boğan tasam?
Parmaklarım müebbet yalnızlığa hep rehin,
Yokluğunda kaleme uzanmak bile hazin!
*
Gözlerim doğuştan kör, laci zindandan tüter,
Senden başka kimseyi görmemeye ant içer!
Ne seyyahlar, ne canlar bu zor yollardan geçer!
Şimdi seni el sevse utancın boyun büker!
Beni birisi sevse inanmaz bu dertli baş.
Ne seyyahlar, ne canlar geçti; bitmez bu savaş!
*
Belalardan bin bela seçtim, ölümler kurak,
Renklerden koyu laci seçtim, uçurum ırak...
İnsafsız sevdiğimden geldi can yakan tuzak!
Acı bir çelişki mi, batar mı bunca şafak?
Kollarım müebbetlik hasretle olmuş susuz,
Yokluğunda kaleme dokunamaz, uykusuz!
*
Gözlerim doğuştan kör, laci zulmette erir,
Senden başka kimseyi görmemeye söz verir!
Ne garipler, ne kullar geçti; ömrü kemirir!
Şimdi seni el sevse utancın can bezdirir!
Beni birisi sevse inanmaz ruhum, yorgun.
Ne garipler, ne kullar geçti; bitmez bu vurgun!
Kayıt Tarihi : 3.11.2026 23:54:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!