Yüreğimin incitmediği can parem iken, dilimin lütufsuz bıraktığı ıstırabım oldun.
Göğsünde yatarken kurduğumuz hayallerin, narin çiçeğiydin oysa.
Sokak lambalarının altında gözlerinin ahengiyle tuttuğun ellerim, tutunamıyor artık yaşamaya.
Kör kurşuna gelmiş bedenim, dört duvar arasında özleminde hapis.
Ne kadar anlatsam da sana kendimi, artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacak.
Ve artık hiç kimse, senin beni sevdiğin gibi sarılıp dokunamayacak.
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta