Canan Uncu Şiirleri - Şair Canan Uncu

Canan Uncu

Ağlayasım Var

Bugün ağlayasım var dostlar.
Gözyaşlarımı kanun tellerine sarıp,
Süzülen nameleri yudumlayasım var.
Bugün ağlayasım var dostlar.

Devamını Oku
Canan Uncu

Bir vücut ne kadarda ayrılmaz gibi gözükse de aralarında anlaşamazlar.Hep didiklerler birbirlerini belki de hep haklı onlardır.Kalp ve aklın(beynin) olduğu gibi bir düşünsenize,sizin kalbinizle aklınız hiç anlaşa biliyorlar mı?
Bir bedende bir kalp ve bir akıl var.Kalp hep bildiğini okuyor.Onun için atmak belki parmaklıkların arasından fırlayacakmış gibi atmak çok önemli.Peki akıl ne yapsın deli kalbe söz geçirebiliyor mu? Yanlış yapmaması için ne kadar engellemeye çalışsa boş.Her gün oda saplanıyor kurtulmaya çalışırken kalbin oyununa.Neler edecek bakalım Munzur kalp akıla!
Ansızın bir gün kalp hızlı hızlı atmaya başlar.Deli taylar gibi koşar.Bulutlarla dans eder.Güneşle oynaşır.Artık o bu alemden değildir.Ama akıl dimdik durur kalbin karşısında;
- Kendine gel ne yapıyorsun sen.Yanlış limana yelken açıyorsun,başımızı belaya sokacaksın.
Kalp dinler mi? Belki de daha hırslanır.
- Ne yapıyormuşum rahat bırak beni.Bırak atayım hızlıca,yaşadığımı anlayayım.

Devamını Oku
Canan Uncu

Ey can dostum
Biz böylemi ayrılacaktık seninle
Sözümüz böylemiydi.
Bir sarılamadan helalleşemeden.
Ey can kardeşim
Erkenden göçüp gittin be bu insafsız hayattan

Devamını Oku
Canan Uncu

Yaşarım
Aşkımı yaşarım,
Herkes den habersiz.
Kimseler görmez bilmez.
Çünkü
Yüreğime çizdim aşkın resmini.

Devamını Oku
Canan Uncu

Çiçek

Bir gün dikenlerin arasında,
Boynu bükük bir çiçeğe rastladım.
Başı göğsüne düşmüş,
O rengarenk yaprakları yerlere saçılmış.

Devamını Oku
Canan Uncu

Belki yaşanan en büyük acıdır,
Sevdiğinin gözlerin de
Akıp giden hüznü görmek…

Belki yaşanan en büyük acıdır,
Yüreğinin yanması kulaklarında çınlarken

Devamını Oku
Canan Uncu

Bugün babalar günü

Bak gene yoksun sen,
Hediyen ellerimde seni bekliyor,
Boynum bükük sensizlikten,
Özlüyor yüreğim her gün daha çok...

Devamını Oku
Canan Uncu

Aşk Dilencisi

Ben bir dilenciyim kapı kapı gezinen.
Çaldım kapını bir direm aşk uğruna,
Kara gözlerin açarken kapıyı
Uzattım ellerimi yüreğine

Devamını Oku
Canan Uncu

SATILIK HAYATLAR

Küçük bir çocuk görüyorum her gece rüyam da yorgan altına gizlenmiş korkulu gözlerle etrafına bakan korkmuş bir çocuk antreden sızan ışığa doğru sallanarak yürüyen elinde bir Pazar torbası, içinde çocuklarına aldığı çikolata üstü başı çamur bir adam belki de hayatında yolunu kaybetmiş ailesinin ona çizdiği yolda yenilmiş kendisinin çizdiği yolda da çocuklarının hayallerini yıkan bir baba.
Hayat ne kadar garip değimli aslında kader kendi kendine yazılmıyor. Kaderi yazan anne ve babalar herkes ailesinin yazdığı yolda yürümeye çalışıyor sadece. Bir düşünsenize sizin hayatlarınız nasıl? Hangi durumdasınız? Ve sizi bu duruma kim getir di? İçin için kimlere öfkelisiniz yaşamınızda? Ben söyleyeyim mi? En yakınınızdakilere sizin hayatlarınızı farklı yönlere çekenlere. Belki sizin istediğiniz hayatlar üzerinden anlaşma yapanlara. Hiç düşünmeden pazarlanan hayatlarda acı çekenler her seferinde bir kat fazlasını çocuklarına yaşatıyor. Mutsuzluk katlayarak mutsuzluğu doğuruyor. Size bir hayat sunuyorum. Satıştaki et pazarından arta kalan yalnızlık ve mutsuzluklarla dolu bir hayat.
Uzun boylu çekik gözlü, kırmızı yanaklı fakat fazla gülmeyen bir adamdı Kemal ama çocuklarını çok severdi. Onları mutlu etmek için her sabah yumurtaları rengarenk boyar yavrularım diyerek başlarını okşardı. Bazı akşamlar iki kadeh içip anlatmaya başlardı. En başından, babasından bir ağa bir bey ‘’her sabah erkenden kalkar ve çizmelerini parlattırırdı. O çizmelerde kendini görürdün ’’ derdi. Kemal ’ın dedesi Kafkasya’dan gelme kazak türkü savaş zamanında her şeyini satmış kolunun altında bir küçük sandıktaki mal varlığıyla. Buralara kadar çocukları için yeni bir hayat kurmaya gelmiş. Belki o çocuklarının kaderini güzel yazdı. Çocukları onun ölümünün ardından birer bey oldu fakat oğlu yani Kemal ’ın babası nasıl yazdı? O yaşamdan istediklerini aldı. Büyük bir zenginlik iki tane güzel kadın ve bir çok çocuk. Şimdi o yazıyor çocuklarının kaderini hayatını yada mutsuzluklarını. Hiç birine gönüllerinden geçeni sormadan ‘’içinin titrediği arzuladığın yarin kim’’demeden. Kötü bir kararla da hem oğlunun hem çocuklarının hayatını tek kalemde yazmış oluyor.Yani Kemal ve ona bağlı diğer mutsuz hayatlar.
Kemal gençliğinde yaşamayı çok severmiş arada evden kaçıp şehir şehir gezermiş gerçi her defasında babası onu kulağından tutup getirirmiş. Zamanla deliliği gitmiş ve iş adamı olmuş. Tabiî ki babasının yardımları ile zengin olarak doğup zengin olarak bir yaşam sürerek. Hayatta her şeyin bedeli olduğu gibi bunlarında bedelini ödemeye hazırlanarak. Bir akşam içki sofrasında iki arkadaşın yaptığı anlaşmayla onun ve birçok insanın hayatının pazarlığı yapılırken belki de o neler hayal ediyordu. Belki uzaktan sevdiği belki arzuladığı vardı. Ama önemlimi? Hayır onun kaderini yazıyorlardı zaten. Ferman yazılıyor hayatı pazara çıkıyor. Arkadaşının kızıyla evlenecek, hayat kuracak.

Devamını Oku
Canan Uncu

07.11.2010
İnsanlar.Bizler.Ruhumuz…
İçlerinde ne kadar değişik anlamlar barındırıyor değil mi? Biz yada ben.Çeşitli sorular.’’Ben kimim.Niye geldim bu dünyaya.Ya da şimdi boş boş bilgisayarın başında ne yapıyorum…’’Düşünen yaratık olmak ne kadar zor.Uff her gün karmaşa.Mesela,bir düşünelim kendimizi.Her gün kaç değişik kişiliğe büründüğümüzü.Mutluyken bir anda kendinizi dünyanın en mutsuz insanı hissediyorsunuz.Hatta başımıza bütün dünya yıkılmış gibi davranıyoruz.Başımız iki elimizin arasında düşünüp duruyoruz.Belki de ne düşüneceğimizi bile bilmeden saf saf oturuyoruz.Acaba dengesiz miyiz biraz ne? Biranda tekrar neşeli olup şarkılar söyleye biliyoruz.Mutluluğu,hüznü,kini,sevgiyi birbirine o kadar karıştırıyoruz ki sonunda dolaşıp kalıyoruz içinde…
Hayda bu seferde tekrar en başa dönüp ilmekleri çözmeye çalışıyoruz.Bazı düğümleri açmayı başarıyoruz ama! İşte bir de aması var olayın.Her düğümün yerinde kırışıklıklar,yıpranmalar ve kopmalar oluyor.Hiç bir zaman gemici düğümü olmuş kendimizi,ruhumuzu ve hayatımızı tam anlamıyla açamıyoruz.Ekonomi eğrisi gibi bir iniyor bir çıkıyor ruhumuz.Düşünen adam pozisyonunda da hayatımıza devam ediyoruz…
Zor be arkadaşlar insan olmak zor. Değişik yaratıklarız vesselam.Kendimizi,ruhumuzu anlamak zor.Siz ne dersiniz bu duruma?

Devamını Oku