Avucumda bir denizaltı taşıyorum,
Gökyüzüne değil, içime batıyor.
Sen, çamurdan bir kuşluk vakti gibi,
Sularımı çekip giderken,
Gölgem kurumuş bir nehir.
Duvarlarımı örümcek ağlarından ördün,
Kapılarını eski bir şarkının notalarıyla kilitledin.
Penceremden geçen o camdan gemi,
Yedi deniz feneriyle dolu,
Ama gemi hep karaya vuruyor.
Saatler eriyor,
Akrep yelkovanı öpüyor.
Zaman, cebimde unuttuğum bir elma şekeri.
Ağzımda eriyen sesin, acı bir melodi;
Yine de dinliyorum,
Yankısı kalsın diye bende.
Uyandığımda, yastığımın altında bir bulut;
Üstünde adın yazılı, silik ve mühürsüz.
Her harfi bir yıldız kayması,
İçimde patlayan.
Ben o bulutu içime çektikçe,
Nefesim şeffaflaşıyor.
Kayıt Tarihi : 6.2.2026 21:24:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!