Aşk öldü diyorlar neyin nesi,
Aşk hayatta, hayatın kendisi,
Nefes nefes hayat, aşkın sesi,
Aşk öldü diyen, Ey hatun kişi,
Sen değil misin aşkın mucizesi,
Dergah-ı çile, yükü olsa hasret,
Derde deva, sabırda keramet,
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Aşk öldü diyorlar neyin nesi,
Aşk hayatta, hayatın kendisi,
Nefes nefes hayat, aşkın sesi,
Aşk öldü diyen, Ey hatun kişi,
Sen değil misin aşkın mucizesi,
Dergah-ı çile, yükü olsa hasret,
Derde deva, sabırda keramet,
Bir ömre bedel tek busesi.
Muhteşem dizeler,güzel bir çalışma duygu seli...Gönlünüze sağlık Bilal bey yoruma nehacet şiir güzel .Tebrik ediyorum sizi.
Sevgi ve saygılarımla
Mehmet Çobanoğlu
Çok güzel, çok başarılı........
Tebrikler üstad, teşekkürler...
Selam ve muhabbetimle
Aşk hayatta, hayatın kendisi,
Çok doğru bir söz üstad..İnsan aşık olduğu sürece yaşar derler...Bende buna inanan biri olarak şiirinizi ve anlatımınızı ayakta alkışlıyorum...Kaleminiz daim olsun...
Saygılar...
Gerek şiiriniz gerek dostların seslenişleri oldukça güzel.okudukça keyf aldım.selamlar.Hüseyin Salman/ELAZIĞ
kalır bi limanda
bi martı kanadında
bi para üzerinde
bi yorgan arasında
benzeri sözleri olan bir ezginin günlüğü şarkısını çağrıştırdı bana...tebrikler yüreğimle...
hocam güzel bir payalaşımdı yüreginize saglık saygılarımla ****10
Güzel şiirinizin her dizesine gül yaprakları
serptim, aşıklar toplasın diye.SEVGİLERİMLE
İNCİ GERMENLİLER
sizi ve tüm dost kalemleri kutlarım...
bir ışık vermedikçe gözlerin yoluma
ben sana nasıl geleyim
ben seni nerden bulayım söyle
şu acımasızca geçen zamana inat
aldırmadan
yenilmeden
bekleyemedikten sonra
neyleyim bu beni
neyleyim söyle
serin serin esmedikten sonra yüreğine
rüzgar olmuşum neye yarar
yağmur olmuşum neye yarar
bereket veremedikten sonra toprağına
şu deli gönlüme
ateşi düşürmedikten sonra
aşkın ile ruhumu arındırmadıktan sonra
su olup akmadıktan sonra sonsuzluğuna
düş olup girmedikten sonra koynuna
neyleyim seni…
neyleyim beni…
neye yarar…
Yaşar Kara
buse-i aşk olmadan neye yarar...........
evet bir busesi dünyayı değer. tebrikler bilal bey. ayrıca katılımcı dostları da kutlarım.
Bu şiir ile ilgili 130 tane yorum bulunmakta