Yıllanmış şarabım benim
Neredesin
Kim saklıyor seni benden
Uzaklardasın
Ne zaman içeceğim seni
Ne zaman göreceğim seni
Kıyamadım sana
Eskisi gibi
İğneyi sakladım kutusuna
Batırdım çuvaldızı
Kendime
Yine
Ben gün olsaydım eğer
sarılırdım geceye
akşamı umursamazdım
şarapsız kalacağımı bile bile
çay demlerdim kuzine sobanın üzerine
Gittiğinde mektup yaz
yüreğin tutuklu kalsın ellerimde
ve gözlerin sonra
zamana ve mekana değildir mısralar
ayrılık acısını öğrendim
çocukluğumdan
Onlar kaptan
Sen bir yolcu
Onlar başta
Sen sonuncu
Onlar beyaz
Sen bir zenci
Uzak bir yoldan geliyorlar
Yürüyorlar yana yana
Yürüyorlar sert adımlarla
İlerliyor zaman
Katılıyor cana can
Yüreklerinde isyan
Sert adımlarla geliyorlar uzun yoldan
Yürüyorlar yana yana
Biri var içlerinde kırılıyor kibarlıktan
Yanında yiğitlik timsali bir aslan
Arkasında şapkalı bir insan
Yanlarına katılırsa mutlu mesut olur insan
Siz hangi mısralardan göçüp geldiniz
kendimce sevda sözleri söylerdim yokluğunuzda
kirli beyaz
kireç duvarlar bakardı yüzüme
apansız sevmelerin hamalıydım
bir müddet önce




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!