Dijital sevmeler çağında mıyım
bilinmez bir network ağında mıyım
piksel piksel arıyorum seni sevgili
ne olursun söyle bana
ben senin sağında mıyım solunda mıyım
Gözlerini kapat düşün diyorlar
Elma yanakları
isimsiz sevdalar
taşıyordu
ne dağlar, ne ovalar, ne deniz
ne kıyısı
olmayan
Sevmek
Güzel şey
Bir bakışta
Göz göze gelmek
Gez göz arpacık
Bir atışta
...
sen umut yazıyorsun soğuk duvara
duvar temeline küskün/fukara
ellerin kömür karası/yüreğin yara
sen sevda kazıyorsun/emek emek/kök salıyorsun/yerin altında
ne ölümler geçti gözlerimin önünden/geçiyor hala
Fındıklı'dan Karaköy'e yürüyen
o gözüm benim
el verir geceden güne
sözüm benim, narin tenim
ne yürüyüşler gördü yüreğimdeki sızılar
bir haneden ırak köye dökülen
Merhaba hayat,
Her sonbaharda sarı yapraklar düşer ağaçların kurumuş gölgesinden yerin kırışık yüzüne…gözbebeklerimden yağmur yağar, tınısı apansız sevmelerin çocuk gülüşlerinde saklı… Bereketini verir toprağa mevsimlerin görünmeyen yüzü, yağmurun gözyaşlarından beslenir doğa…
Ağlamak canlı cansız herkesin marifeti olsa gerek…gülmek de öyle
...
bambaşka yağmurlar yağar/eski günden
zifir geceye
ateşi ıs-lık-latan damlaları düşer/kara kapıya
hayat bir hengame
serde öteki yüzü vardır beşerin
Farklı olur uzak memleketlerin baharı
sen bu yakanın güzelisin sevdiğim
yabandır
öteki yüzler cana
ağır işler alışılmadık hallerde zaman
Bildiğim bir şey değil
Yalan sevmeler
Eskiden hiç bilmezdim sevmeyi
Şimdilerde
Kıyısından köşesinden
Derdimi anlatabildiğim kadar
Bu sabah yine erkenden
Uyandım yalnızlığıma
Ben de bir acele bir telaş
Kafamın içinde bin bir uğraş
Kimseler yok yanımda yakınımda
Issızlığın ortasına varmışım derin bir rüyada




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!