Balıkesir'in Dursunbey kazasının Şabanlar köyünde doğdu.İlk ve orta okulu Bilecik'in Pazaryeri kazasında okudu.Liseye önce yatılı olarak Kabataş lisesinde başladı, birinci sınıfın sonunda ailesinin İstanbul'a taşınmasıyla liseyi Haydarpaşa lisesinde edebiyat dalında bitirdi.Tıp fakültesini kazandı.Askeri öğrenci olarak tıp fakültesini bitirdi.Teğmen olarak önce Gülhane Askeri tıp akademisine katıldı:Erzuruma tayin oldu üç sene hizmet yaptıktan sonra tekrar GATA intaniye bölümüne asistan olarak çalıştı.Uzmanlığını alarak Konya askeri hastahanesine tayin oldu.İstifa ederek Antalya sigorta hastahanesinde göreve başladı.Emekli olunca Önce Türkiye tabiatını koruma derneğinde sonra Antalya Çevre Gönüllüleri derneğinde çalıştı.Ant.Çevre gönüllüleri derneğinde başkanlık yaptı.Politikaya atıldı.Antalya Kepez Belediyesinde meclis üyeliği yaptı.Büyükşehir belediyesinde Sağlık ve çevre daire başkanlığı yaptı.Antalyadan Ankara'ya taşındı.Halen batıkentte poliklinikte doktor olarak görev yapıyor.Evli ilk eşinden Gökçe ve Pınar adında iki kızı.İkinci eşi Ayşegül Çolak Kalaycıdan Sıla Naz adlı bir kızı mevcut
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




-
Uğur Benek
Tüm YorumlarBÜLENT KALAYCI,
Eyle (Musammat Gazel) başlıklı şiirime yazmış olduğunuz yorum hiçbir anlam teşkil etmemektedir. Siz, benim “Arkadaşlarım” listemde dahi bulunmamaktasınız. Ayrıca gruplar da dâhil sizinle hiçbir ortamda yazışmam mevzubahis değildir.
Mahkemeye açacağınız davada, şiirime ...