Gidişin bir koku bıraktı,
Ayrılığın kokusu,
Ayak seslerinin geliş heyecanına,
Doymadan, gidiş korkusu,
Güneşe secde ettirir,
Uzaklara göçer'im bir gün
Göçümün göçü sen olursun
Diyar diyar gezerim bir gün
Vatanım diyarım sen olursun
Leylayı ararken çöllerde
Saman alevi gibi parladım kızdım aşka,
Söndüm kutupları hayal ederek,
Aşkın sahibi haksa,
Gönül makamımda kadına ne gerek.
Hasır altı etmişim tarih vermek zor belki
Aşk uzaktan göründü çıkarıyorum gönlümdekini
Kıskanılacak benim neyim var bir adam işte
Gül ki sevgilim seni kıskanan ben olayım
Seni hayal üstü düşüncelerde,
Tutmanın da bir sonu vardı;
Yeterli bu düşünceler diye savurdum,
Nefes almayı bile gereksiz sayarak.
Sanırım bir aşk arifesi,
Kurban olmaya hazırım.
Hicran yazarsa kitabe,
Nurdan doğmaya hazırım.
Bu kaç yaş eskir;
Yaprak gülden dökülene kadar.
O yaprak ki;
Beden toprak olana kadar.
Haydi sen söyle yar,
Ben neredeyim.?
Kirpiklerine vurunca güneş,
Yer gök,bakır kızıllığına dönüşür.
Kelebekler kanat çırpar,
Sana ömür,ömür,
O bir kaç zaman çırpınış da,
seni gözlerimden düşürdüğüm gibi
gönlümden de düşürüyor
seni geceden düşürdüğüm gibi
gündüzden de düşürüyorum
seni martıların kanadından
Kadınlar bilmeden eğitirler adamları,
Adamlar öğrenirler ama öğretmezler.
Uzaklardan bir koku gelir,
Cumanın kokusuna benzer.
Belki de gül bahçesinde pembe bir gülün kokusudur,
Ya da güneşin kokusu.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!