Bulanık Şiiri - Ahmet Altınay

Ahmet Altınay
81

ŞİİR


8

TAKİPÇİ

Bulanık

Bilemedim;
Ne yazacağımı,
Bu bulanık halden nasıl kurtulacağımı...
Bir film müziği kafamın içinde...

Sen gelince;
Gönül kışlığım bahara durmuştu,
Kuşburnular filize...

Ben ilkkez böylesine mutlu olmuştum,
Sığdıramıyordum,
Sevincimi kalbime...

Sonra;
Yağmurlar başladı.
Sen gitmeliydin,
Yola revan oldun,
Masum ifadelerle,
Mahrem sebeplerle,
Yarama merhem süren hallerle...

Bu nasıl vedaydı,
Bu nasıl ayrılıktı,
Her tümcende vuslata söz vermiş kelimelerin vardı...

Keşke;
Bir kez olsun,
Öpebilseydim dudaklarından,
Belki de;
Böyle kolay bırakıp gitmezdin beni...

Ben öyle ellerim koynumda kaldım,
Bir sürü sual içerisinde,
Darağacına asılı,
Karanlıkta...

Bir oyun oynadın benimle,
Aşk oyunu,
İkimizde kaybettik...

Bir yerde karşılaşsak,
Bir birimizi hatırlayamayız bile...

Hiç bir deneyimim yoktu aşktan yana,
Kurallarını da bilmiyordum,
Bildiğim bir şey vardı,
İyiler kazanıyordu masal kitaplarında...

İyi de gelmiştim sana,
Kulağına ansızın değen bir yöresel bir türkü gibi...

İstesende;
İnkâr edemezsin;
Sevildiğini hissettin,
Değerli olduğunu...

Kim istemez ki sevilmeyi?

Yeniden ab-ı hayat buldun dudaklarımda,
Yeniden bahar geldi damarlarındaki kana,
Aynaya baktın,
Saatlerce baktın aynaya...
İlk kez aldırmadın;
Gözlerin altındaki kırışıklığa...

O;
Kış yeniden doğdun,
İyileştin benimle,
Kanatlarını sardın,
Sonra uçup gittin penceremden...

Ben kaldım geride;
İçimde ki bulanık sevgi ile...

Ahmet Altınay