Bu ev…
Neden bu kadar sessiz
Neden tek başımayım ben
Duvarlar konuşuyor mu artık yoksa
Gaipten sesler mi duyuyorum
Yoksa ben mi çoğaldım içimde
Bir ben daha, bir ben daha
Adımlarım yankı yapıyor
Ama yürüyen tek kişi benim
Saat ilerlemiyor
Zaman bu evde küsmüş sanki
Pencere dışarıyı gösteriyor
İçerisi benden daha karanlık
Bir sandalye devriliyor hafızamda
Kimse yok, suçlayacak kimse yok
Sessizlik adımı biliyor
Ben susunca daha çok konuşuyor
Bu ev beni dinliyor
Ben bu evi değil
Bu evin duvarları sabırlı
Ben değilim
Her gece biraz daha çözüyorum kendimi
Toplayacak kimse yok
Aynaya bakmıyorum artık
Çünkü bakan göz bana ait değil
Bir yabancı duruyor orada
Benden bıkmış, gitmeye cesareti yok
Kapılar kilitli değil
Ama çıkış da yok
Bu evden değil
Kendimden kaçamıyorum
Bir ses diyor ki “kal”
Bir diğeri çoktan gitmiş
Ben ortada kaldım
Ne susabiliyorum
Ne anlatabiliyorum
Bu kül tablası neden dolu
Çok mu sigara içtim yoksa
Ya da suyu neden ben dolduruyorum
Bardak hep boş
Her sabah kahveyi ben yapıyorum
Dört kaşık kahve, dört kaşık şeker
Biraz da süt
Başka bir tarifi yok mu, neden aynı tat
Belki kahve değil mesele
Belki sabahlar aynı
Uyanıyorum ama
Güne ait hissetmiyorum
Duman odada asılı
Soru gibi
Cevabı olmayan
Bir “neden” gibi
Bu evde her şey yerli yerinde
Ben hariç
Ben her sabah
Biraz daha eksik
Kül tablası dolu
Bardak boş
Kahvenin tadı aynı
Ben yokum.
Ömür Can SönmezKayıt Tarihi : 6.2.2026 12:45:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
hayatta kalmaya devam eden ama artık kendisini içinde bulamayan bir insanın, kendi evinde tanık olduğu yavaş silinişin hikâyesi.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!