Sevgi çiçeklerinin tohumlarıdır ekilen
Dökülen birkaç damla gözyaşı
Eğilip bükülense yüreklerimizdir
Gerçektir aşkın tüm his kıpırtıları
ve kırıntılarıdır tüm buruklukların…
İnan saymadım;
Kimbilir kaç gün öncesinin birkaç gün sonrasıydı…
Adım adım yaklaştı kalbim sana…
Yanılmadım, evet; O’ydun…
Kırılmadım, sözsüz serzenişlerine,
Adım gibiydi anının anlamı çünkü…
Aheste bir sallantı bizimkisi
Deste deste alıntı beyhudelikler
Kalıntı duygular bırakmıyor peşimizi
Sıkıldın biliyorum,
Sıkım sıkım sıkıldın
Tıkıldın kaldın sıkkın hayatının içine
Canın sıkkın sıkkın yıkıldın
Takılın kaldın sıkkınlığına
Bıkkınlığın oldu sıkkınlığın
Susamdır tatlandıran simidi
ve aç karnınla
ve kaç kuruşa aldığına bakmadan
ve saç fıırndan pişkin
ve hafif gevrek çıkmış
ve altını biraz yakmış bir halde
Şimşek
ve kıvılcım
ve çürük yumurta kokusu
ve yokuş aşağı
ve yukarı mahallenin yan sokağını andıran
ve yan yana
Son banliyö treninin de kapandı kapısı…
Umutsuzca dağıldı yolcular
ve aynı gıcırtı
ve aynı düdük
ve neden ayrıldıklarını bilmeyen iki sevgili
Son günün akşamıdır o
ve yağmura çamura bulanıp
ve çapkınlıkların etrafında kimbilir kaç tur dolanıp
ve iç çekişlerimizi hiç çekememezliklerine yanıp
ve yine de kan içip
ve kızılcık hoşafına ekmek banıp
Son kozunu oynuyor geçmişin kalıntıları
ve dozunu kaçıran yine aynı hikaye
ve tozunu şimdiden aldığım beklentiler var
ve en yozunu bile aradığım karanlıklardan
ve dipsiz kavanozunu kırdığım dünyadan
ve sürekli haykırdığım isyanlardan betersin…
Son bir mektup aldım geçmişin buğusundan
ve kalbi kırık
ve buruk sözcüklere takıldım
ve manasız
ve anlamsız




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!