Biz -"gören göz aradım" Kitabından

Ömer Ekinci Micingirt
1935

ŞİİR


55

TAKİPÇİ

Biz -"gören göz aradım" Kitabından

“El-emin, dosdoğru" müstâkime iz
Furkan'la nakşolmuş pir sesiyiz biz
Ve küfre yumruğuz şerre kinimiz
Huşu amel takva v/ar sesiyiz biz

Öksüz iklimlerin kirvesiyiz biz
Yüce gayelerin zirvesiyiz biz
Geçmişiz bu günüz geleceğiz biz
Sessiz yığınların hür sesiyiz biz

Maziden feyz aldık istikbâli yaz
Asırlar boyunca yükselen niyaz
Zulmü beyinlerden sileceğiz biz
Mazlum diyarlara yâr sesiyiz biz

Birliğin hâlesi aşka düşen söz
Biz asra muştuyuz tarihe önsöz
Vicdanları cennet kılacağız biz
Celâlet sükûnet er sesiyiz biz

“Fırat kenarında” hıfzet aklet yaz
Şaşarım yapana hakka itiraz
Huzuru hilâlde bulacağız biz
Yetim sokaklara ver sesiyiz biz

Eşsiz medeniyet beşiğiyiz biz
Halil sofrasının kaşığıyız biz
Ömer’in Hamza'nın aşığıyız biz
Osman'ın Alin’in nur sesiyiz biz

“Gayesiz nasip yok” der Sadi Şiraz
Aklın bir hacmi var düşün yaşa sez
Hakkın seslenişi olacağız biz
Mahzun yüreklere pir sesiyiz biz

Gönüllere ziya kubbelere iz
Biz büyük milletiz aşkla serfinaz
İrşat dalgaları salacağız biz
Kutlu geleceğin mor sesiyiz biz

Hep olmak yok serde hiçi dene az
Hiçliği tatmadan dağlar aşılmaz
Suffe mertebesi alacağız biz
Aşkla yanan dönen sır sesiyiz biz

Vahdet hak yekvücut dağa taşa yaz
Birlikte rahmet var ahmak anlamaz
Tebliğ pâyesini alacağız biz
Her renkten her ırktan tur sesiyiz biz

İrfan tebessümü arifteki naz
Edeple seyreyle tefekkür biraz
Hak batıl havf reca bileceğiz biz
Hakk’ın divanına var sesiyiz biz

Söze sığdırılmaz ne yazılsa az
İnsanlığın dili hû avaz avaz
Mazlumu güldürüp güleceğiz biz
Yokluğa ser çekmiş ser sesiyiz biz

İrşad samimiyet hâl ile vaaz
Gayret fedakârlık rahmetine haz
Ben sen o yok, "biz" de kalacağız biz
O eşsiz fermanın gür sesiyiz biz
Hakkın hizmetkârı bir sesiyiz biz

Ömer Ekinci Micingirt
Kayıt Tarihi : 27.03.2012 15:17:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


İzzet Kimin Katında Küresel siyaset sahnesinde yaşanan duruşlar ve iktidar ilişkileri, bilhassa İslam coğrafyasının ve Arap dünyasının idarecileri açısından tarihi bir omurgasızlık sınavını gözler önüne seriyor. Lüks salonlarda, yüksek protokollerin gölgesinde sergilenen hürmet ve sadakat (dalkavukluk)gösterileri, güce teslim olan yönetimlerin düştüğü zilleti açıkça özetliyor. ​Tarihsel ve manevi bir sorumluluk taşıyan coğrafyaların liderleri; dünyevi ikbal, koltuk kaygısı veya siyasi ittifaklar uğruna Batı’nın güç merkezleri karşısında el pençe divan durmayı tercih ettikçe, temsil ettiklerini iddia ettikleri halkların ve değerlerin izzetini de kirletiyorlar. Kendi coğrafyalarında dökülen kana, yaşanan mazlumiyete ve ilkesizliklere rağmen Batılı aktörlere gösterilen bu abartılı tazim ve hürmet, sadece bir diplomasi tercihi değil; ağır bir irade bozukluğudur ​Gerçek izzet ve şeref, küresel güç odaklarının rızasını kazanmakta değil; hakikatin, adaletin ve inandığı ilkelerin arkasında dimdik durabilmektedir. Geçici makamlardan ve ahlak ötesi Epstein güruhun güç merkezlerinden medet uman bu anlayış, nihayetinde kendi öz saygısından taviz vermeye mahkumdur. Güce tapınanların oluşturduğu bu sahte diplomatik ihtişam, hakiki bir duruşun ve milletlerin izzetinin karşında zamanla yok olmaya mahkumdur. Kur'an-ı Kerim'de "Şüphesiz izzet bütünüyle Allah'ındır" (Nisâ, 139) buyrulduğu üzere, biz izzeti fani güçlerin veya makamların karşısında eğilmekte değil, yalnızca Allah katında olduğuna imân ettik vesselam

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Ömer Ekinci Micingirt
    Ömer Ekinci Micingirt

    Selam ve saygılar

    Cevap Yaz
  • Şeref Boyraz
    Şeref Boyraz

    KİMLİĞİMİZ

    Biz kimiz ya da neyiz? Basit bir soru. Ancak cevabı çok önemli. Çünkü varlık sahnesinde üzerimize düşen rolü bihakkın oynayabilmemiz buna bağlı. Ayrıca ömür sermayesiyle yaptıklarımız ve yapacaklarımız, dolayısıyla hayatımızın (hatta inanıyorsak mematımızın) rotası da buna bağlı.
    Bu sorunun cevabını vermek, bazılarımız için çok kolay ve basit olabilir fakat çoğumuz için çok zor ve çetrefillidir. Bazılarımızsa bu soruyu hiç gündemlerine bile almamış, dert etmemiş olabilir. Ancak kendini insan yurdunda gören her varlığın bu soruyu kendine sorması ve öyle ya da böyle bir cevap vermesi gerekir.
    Toplumun gözü kulağı, gerektiğinde dili dudağı olan şairlerden biri, bu soruya kendi penceresinden bir cevap vermeye çalışmış; bizim için bir tanımlama ve tasvir yapmış. Oldukça da kapsamlı bir tasvir ve cevap olmuş. Bu arada herkesin harcı değildir öyle bu soruya böylesine uzun ve kapsayıcı bir cevap verebilmek; hem de şiir formunda. O nedenle temadisini ve tekamülünü sağlamak adına marifeti, iltifat suyundan da yoksun bırakmamak lazım.
    Peki biz, bu şâirin tasvir ettiği gibi miyiz? Şâir, "biz"i aşırı iyimser bir yaklaşım ve hamasî bir tutumla biraz da abartarak mı tarif etmiş? "Biz" konusunda şâire "bir perî sûret görünmüş, bir hayal [mi] olmuş" yoksa? Ya da şârin "biz"iyle bizim hiç alakamız yok mu? Bazılarımız için o biz, çok eskide, ceddimizde mi kaldı? Ya da şairin sıraladığı niteliklerin bazılarının bizde sadece nüvesi veya kokusu mu var? Şâirin "biz"ine dahil değilsek, niçin ve hangi oranda değiliz? Onun "biz"ine dahil olmamız gerekir mi? Evetse nasıl ve ne kadar? Kısacası bizim nasıl bir kimliğimiz var?
    Sorular daha da çoğaltılabilir. Bu hususta siz ne düşünürsünüz, kendinizi nasıl tanımlarsınız bilemem ama ben kendi namıma şâirin hüsn-i zannı üzre olmayı, onun biraz da idealize ettiği "biz" evreninde bulunmayı yeğler ve niyaz ederim.
    Ayrıca "biz"e bunları düşündürüp yazdıran, sahip olmamız gereken kimliğin çerçevesini çizen şâirin ömrüne bereket, ilhamına kuvvet dilerim.
    Selam ve ihtiram ile...

    Cevap Yaz
    Ömer Ekinci Micingirt

    Selam ve saygılar kıymetli hocam, Allah celle celalühü Hüsnü zannınızı cennetinize vesile kılsın inşallah.

  • Ahmet Coşkun
    Ahmet Coşkun

    Çok güzel ulvi bir sesleniş, şiirselliğide harika yüreğiniz dert görmesin hocam.

    Cevap Yaz
    Ömer Ekinci Micingirt

    Selam ve hürmetler

TÜM YORUMLAR (6)