Bırak dünya
kendi gürültüsünde dönsün;
biz bir akşamlığına
kendi sessizliğimizi yaşayalım.
Gökyüzü alçalsın üzerimize,
yıldızlar omuzlarımıza konsun.
İçimizde yıllardır kapalı duran
o pencereyi açalım.
Ne kırgınlık kalsın içeride,
ne başkasından ödünç alınmış bir hayat.
İnsan, kendine döndüğü yerde
yeniden başlıyor biraz.
Yağmur yağarsa
sokaklara karışalım.
Ayakkabılarımız ıslansın,
saçlarımız yüzümüze yapışsın.
Bir çocuk telaşıyla koşalım
sonbaharın içinden.
Bazen insan
yaşadığını anlamak için
biraz ıslanmalı.
Bir yaprak düşsün avucuna;
üzerinde ince bir sarı zaman.
Bak ona
ve hiçbir şey söyleme.
Çünkü bazı güzellikler
adını koyduğun anda
yaşlanmaya başlar.
Eylül bunu bilir;
o yüzden bütün sarısını
sessizce bırakır toprağa.
Sen de bırak
sana ağır gelen ne varsa.
Bir gün,
aynaya baktığında
başkalarının çizdiği yüzü değil,
kendi gözlerinin içindeki ışığı gör.
İşte o zaman
Eylülün gerçekten gelmiş olacak.
Ve sen,
ömrünün en güzel yerinde
oradan oraya savrulan
bir yaprak gibi değil,
kendi ateşinle ısınacaksın.
S.GÖL
Kayıt Tarihi : 10.09.2026 07:58:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!