Bir Şey Unuttum Şiiri - Şükufe Nihal Başar

Şükufe Nihal Başar
5

ŞİİR


15

TAKİPÇİ

Bir Şey Unuttum

Yolum uzundu biraz, kayalıklar çetindi
Sona yaklaşınca da gün bitti, akşam indi
Dediler; "Pek boş yere değil verdiğin emek,
Eriştin demek"
Hazırlık da bir büyük savaş bu yolculukta
Ne uçurumlar aşmak gerekmiş bir solukta
Bir cılız su başı da bulsam şimdi tasam yok
Dayandığım kayaya değemez ateş ve ok
Yalnız
Gönlümde bir acı var, adını bulamadım
Kırık bir kanadım
Bir şey mi kaybettim ne, ellerim bomboş gibi
Bir yakuttan kadeh ki varlık, çatlamış gibi
Ses mi çiçek mi desem
Işık mı renk mi desem
Sanki geçtiğim yolda bir şey unuttum.

Şükufe Nihal Başar
Kayıt Tarihi : 24.4.2015 18:37:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • test test
    test test

    test

  • Hasan Büyükkara
    Hasan Büyükkara

    Abdülhak Hamit Tarhan yani bir devrin Şair i Azam ı olarak yâd edilen şahsiyeti
    Şukufe Nihal, Şukufe Nihal
    Ne bu hâl , ne bu hâl
    Şeklinde seslenirmiş bu merhume Şaireye

    Bu tekerleme tadındaki anekdotu anma sebebim şu ki;

    Beyaz Türkler isimlerini daima geleneksel ve ekseriyetin dışında seçmişlerdir.
    Hatta o dereceki çoğu zaman bunu alenen ifade eden kelimeleri bizzat kullanmışlardır . Elit olduklarını göze sokmak için , Mümtaz demişlerdir , eş anlamlısı Seçil , Seçkin , Üstün , Yüksel, Yücel , Faik , Deha , Dahi vb

    İlk kayda geçişlerinden sonra bu isimler yüksek sosyeteden geniş halk kitlelerine de sirayet etmişlerdir

    Şükufe ve Nihal e gelince o dönem yüksek sosyetede revaçta olan iki lisan var idi . Farsça ve Fransızca

    Ama Tanzimat’ta özellikle servet i fünuncular içerik olarak ilerici yani Batılı olan his ve düşüncelerine karşılık edebiyat ve ifade dilinde Farsçaya itibar ediyorlardı . Tevfik Fikret , Muallim Naci , Süleyman Nazif vb ler o devirde elitler için bile ağdalı sayılabilecek sıradışı Farsça kelimeler kullanıyorlardı
    Böyle bir çevreye Doğan Şükufe Nihal in isminindeki iki kelimenin de Farsça olması bu cümledendir

    Şükufe Nihal hisli bir kadın soyut ( mücerret) duyguları tefrik edecek hatta bizzat yaşayacak kadar gelişmiş bir ruh haline sahip

    Bu şiirde de bağımsız anlamda bir hayat muhasebesi , hayatın anlamı , yalnızlık , boşanalık beyhudelik duygularını sınırında gezen duygularını zarif ve aşırı ışıltılı parıltılı olmayan sade bir dil ve teşbihlerle yazmış

    O devrin kadın şairleri arasında özgün bir kalem . Kendisine mahsus bir şiir atmosferi oluşturmuş bir şair

    Diyelim .


  • Cihat Şahin
    Cihat Şahin

    İnsanoğlu buluğa erer ermez eğer şu dünya hanına niçin gönderildiğini ve bu fani alemde asıl gayesinin ne olduğunu araştırıp bulmaz ve o gayeye uygun bir tarzda tanzim etmez de o güzelim hayatını fuzuli işler de harcayıp bitirirse bu büyük hatasını ya yaşlılık döneminde der-hatır eder ya da ona ölüm sekeratı gelip çattığı anda der-hatır ettirilir. Eğer yaşlılık döneminde de olsa merhum Cem KARACA gibi ömrünün geri kalan bölümünü "ALLAH YAR!" feryatlarıyla tamamlarsa ne ala, yok eğer onu ancak ölüm sekeratı kendine getirirse o zaman her şey bitmiş demektir. Zira onun için tövbe kapısı kapanmış ve vahim sonla yüzleşmesi kesinleşmiş demektir.

    Herkese hayırlı sınavlar.

  • Tayyibe Atay
    Tayyibe Atay

    evet ya, unuta unuta gittiğimiz yoldur hayat!.

    savaşın nemenem korkunç bir yıkım olduğunu biliriz ama yine unutup yenisini yaparız!..
    Doğumun nemenem acılar çektirdiğini bilir anneler, yine doğurur!.
    tutsaklığın nemenem bir ruh yıkımı olduğunu yaşar, bunu yaşatanlara boyun eğeriz!..

    ey hayat!.
    seni yaşasak ne
    yaşamasak ne!..

  • Çelebi Türkköse
    Çelebi Türkköse

    Kimbilir belkide Allah'ı dünyaya geliş nedenini unutmuş olabilir.
    Şairi bu kadar etkilediğine göre unutulan şey önemli olmalı.
    Mutluluğa ulaşma çabasını çok güzel anlatmış. Ancak ona yaklaştığında ömrün sonuna geldiğini görmüş. Bir kanadım kırık diyerek içimizdeki boşluğu acıları ne güzel betimlemiş.
    Rabbim iman ve ameline göre muamele etsin.

TÜM YORUMLAR (7)