Bir Şey Her Şeydir Her Şey Bir Şey

Oktay Rifat
10 Haziran 1914 - 18 Nisan 1988
60

ŞİİR


26

TAKİPÇİ

Bir Şey Her Şeydir Her Şey Bir Şey

1

Bir öpüş su içiyor maşrapasından gecenin,
her dudak yalnızlığımızın peşinde,
batık gemileri dirilen güneşleriyle
göksel balıklarına karşıcı gelebilir mahalle.

Ne güzel ölüler vardı bir vakitler,
yüzler, şimdi dirilerin bil çaydanlığı boş,
omuzları sarkık ceketler içinde,
çayırdaki evlerinin gözleri kör,
bir adamın boşluğunca sırtını denize dönmüş
kedileri nokta gibi sedirde,
unutulmuş bir anı kalıntısı gibi uzaktalar
içleri yok kutularıyla baş başa.

Yeniden uyumalı o kuşla kanadının altında,
aktarmalı damlayan suyu yavaşça
oluklarına ruhumuzun,
neresini veriyorsak yine orası,
örselemeden, incitmeden.

2

Her sabah bir gül tutarak uyanıyor,
her akşam bir sofranın dikeninde
uzatıyor saçlarını unutmak için,
dişlerini biliyor ya da bilmiyor,
avuçları belli ki güneşe dönmek için,
yür
..........
..........

Oktay Rifat
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Deniz Ercivan
    Deniz Ercivan

    Oktay Rifat – Bir Şey Her Şeydir Her Şey Bir Şey

    1
    Bir öpüş su içiyor maşrapasından gecenin,
    her dudak yalnızlığımızın peşinde,
    batık gemileri dirilen güneşleriyle
    göksel balıklarına karşıcı gelebilir mahalle.

    Ne güzel ölüler vardı bir vakitler,
    yüzler, şimdi dirilerin bil çaydanlığı boş,
    omuzları sarkık ceketler içinde,
    çayırdaki evlerinin gözleri kör,
    bir adamın boşluğunca sırtını denize dönmüş
    kedileri nokta gibi sedirde,
    unutulmuş bir anı kalıntısı gibi uzaktalar
    içleri yok kutularıyla baş başa.

    Yeniden uyumalı o kuşla kanadının altında,
    aktarmalı damlayan suyu yavaşça
    oluklarına ruhumuzun,
    neresini veriyorsak yine orası,
    örselemeden, incitmeden.

    2
    Her sabah bir gül tutarak uyanıyor,
    her akşam bir sofranın dikeninde
    uzatıyor saçlarını unutmak için,
    dişlerini biliyor ya da bilmiyor,
    avuçları belli ki güneşe dönmek için,
    yüreği bir çardaktan sarkabilir.

    Hep o kapıdan girip çıkıyoruz,
    ak evler giyiniyoruz, sofamız, taşlığımız
    gel diye sesleniyor kuleden
    atladığımız kuleden denizin sesine doğru,
    bir kent çekiyoruz ardımızda
    avutulmaz bülbülle kadar hızlı.

    Hep o saraydan görünüyor, bahçesinden,
    tüm başlangıçlara gebe tek dilenci,
    üfürülmüş bir saksağan karaltısı
    gibi elleri nar tanesinde,
    dudağında bayıltıcı
    son karanfil kokusu, fesleğenler, fesleğenler.

    3
    Geri dönmesini, yüz geri etmesini seviyor,
    seviyor geçtiği yollardan tersine yürümesini,
    bakıyor eskiden düşürdüğü bir çakı otların arasında,
    uyutuyor ağzında başka bir tadı var,
    uyanıyor başka bir güneş damarlarında.
    taş bir simgeymiş, yalnızlık tıka basa dolu,
    yaprakların savruluşu rüzgarda
    bir umudun suya vuran rengiymiş buluttan,
    bulutsa uçan kuşmuş memesinden
    tip tip bütün gece.

    Kendini bir de rüzgarlarında bulsa

    4
    Ah sen en güzel taş, taşken su,
    suyken kara burçak, yaba, bel, çivi,
    bütün kapıların mandalı, ipler, serilmiş çamaşırlar,
    ağızlık, mintan, camdaki saksı,
    saksıyken bulut, bulutken tesbih,
    çektiğim hali silktiğim, yatırdığım,
    üstüne bindiğim, öptüğüm, mezarında yanında yattığım,
    yatarken deniz, denizken balık, balıkken güneş,
    güneşken tarla, tarlayken ev, pencere,
    pencerede insan başı, kendim, bir başkası,
    karanlık duvarda yürüyen akrep,
    tenekelerle çekilen kuyudan suladığımız, kırptığımız,
    bir sopa diktiğimiz yanına, iple bağlanan,
    bağlanırken çözülen, çözülürken misina,
    hepsi bir anda, hepsi bir solukta,
    hepsi, hepsi, hepsi.

    5
    Gözlerim değince tarlada mısıra,
    bir su akıyor içimden otlar arası,
    bir kuş uçuyor üstünde yabanil,
    gözlerim değince kuşa, yalayınca tüylerini
    bir ağaç büyüyor boynumda kara yeşil,
    güneşe bakıyorum, ırgatlara bakıyorum,
    bulutum geçiyor başlarından salınarak,
    veriyorum, alıyorum, öğütüyorum,
    ekmek ediyorum saçta, çöreotu ekiyorum,
    bebelere, yoksullara, acıkanlara

  • İlyas Ateş
    İlyas Ateş

    KARDŞİM BİZDDE ŞAİRİZ BU İŞLERİ BİLİYORUZ NEREDE ŞİİR HEP REKLAM

  • İlyas Ateş
    İlyas Ateş

    hani şiir nerede reklamlar devam

  • Ahmet Refik Gundogdu
    Ahmet Refik Gundogdu

    !
    kaç gul soldu ARDINDA biliyor musun
    soz-oz olsun siir+ edebiyat ugruna
    vurulup yakilanlari taniyor musun
    dunya donuyor dedikleri için 1,1
    son verildi er/birinin soluguna
    ,
    !

  • Hüseyin Demircan
    Hüseyin Demircan

    62 caymi satilmis bugun.. iki kulak ekle.. tavsan olur.. tavsan kani.. simdi bu ictigimle atmis uc.. iyi gunu kurtarir..

    hersey nicelik degil ya.. nitelikde onemli.. adam bin cay satiyor.. abdes suyu gibi.. bugun ne cikar acaba usta birimi.. caylakmi.. coktandir siirin suyunun suyu ceviri cikmiyor..

    bi demlik caya ragmen gozkapak agirlasti.. ag baglanti acikken uyumasam bari.. uyku acacak bi sey yapmak lazim ama ne.. onikide gun siiri degisim cok gec saat.. ileri cekmeliler.. cami actim.. yuzu yikadim.. ama basim dusucek gibi.. uyku acmali ama nasil..

  • Ahmet Refik Gundogdu
    Ahmet Refik Gundogdu

    şair olur mu senden deme hani olur olur

    çare olsa cànà can OL ülkemde
    zifri karanlığa yek bir şair olmak
    düşünür kalkarım erinde hemde
    tam olmasa da yarım bi yamalak
    yazar ederim OL iki dize diL/imde
    ...hani
    çırağı olduğum resim şu
    resim işini bir bıraksam
    su gibi akacak şiirler su
    alıp elime kalemi kalksam
    bataklıkları bağ eder kalkar
    bahçelerde bülbül olur harf
    bilmezler yazar türkü yakar
    ..........
    baharımıza el koyan şu kara kış/ın boranı
    anladığı diL/de şey edeyim insanlığı yoranı
    hàl hatırını sorarken baş edilen adam olanı
    semer yaparken eşşeklere orüp durayım bende kolaNı
    umut suya vurduğunda rengà renk resm etsin diye yalanı
    ,
    !


    PS// alkis+oy 49.9 siir 4.9 ulkenin hàli

  • Ahmet Refik Gundogdu
    Ahmet Refik Gundogdu

    BATMA/DI KI DOGSUN SAFAGINDADIR ER VAKIT GUNES

    eger'Lenmis beygirdir alismis vurulan geme
    sakin,guler misin aglar misin hàl'ine deme
    aliskindir sofrasi yok ki kosar durur yeme
    oz deryasidir hànesi erlerin çagirip etme
    sarilmis gider dipsiz zifri kuyunun sesine
    ..........
    a,b,c bilmez in cin kin havelesi yarattiklari gorunmezlerine
    kat ustune kat olmustu iadeli iadesiz mektup ile telgraflari
    moloz da etmez ki hani dokup durasin zul hemzeminlerine
    olçu her tarti ile ayarlarina makam etmis teneke sarraflari
    ..........
    ar-edep edinmeli ki kabul gorsun soz oz mekàni edebiyat
    haybeye degil degil varsa yek bir soz et ki atilsin heybeye
    kaç asirda kaç tanri yaratildi yalani gizlemek için kalk sen yat
    suyunu topragini degil çocugun dogumunu sorarlar ebe/ye
    ..........
    ,
    !

  • Hamit Körken
    Hamit Körken

    Dünyaya geldi,çırılçıplaktı
    Kıçında bir donu bile yoktu
    Kulağı,gözü, burnu kim taktı!
    Yokluktan vara seni kim soktu?

  • Ahmet Refik Gundogdu
    Ahmet Refik Gundogdu

    sey bir sey herseydir tesekkurler bisey degil her/hersey


    mànà içinde OL mànà durulup edilen soz oz er sozum 1 sozdur
    etmedim hàsà olmaz edecegim kulune saklanan atesteki koz'dur
    ar edinmis ustune edep bilmis olasi yek1 hatadan kizaran yuz'dur
    asli var yuzun astari var...astardir yuzsuz ne onu ara nede arkasini
    ..........
    getirip kurtarsa bin olumu OL olum
    yarina koymam bugunden olurum
    yàre çile verecekse kalan omrum
    dikeni ben gulu sen iken ey gulum
    guzel olur bilir misin yasanilasi hayat

    durulup durulup yerine ben vurulayim
    gulum,yeterki siz olmus sen rahat yat
    gider gelirim ben bendeN dirilir olurum
    konmasin yeterki muhabbet soframiza
    mide bulandiracak zul'un Làf salatasi bayat
    ..........hey/hat ki hey/hat
    sozu ile ozu ile dost gonul gozu ile bilinir insan
    ustun koru edip deyip geçme 'hayvandir hayvan'
    ustelik zerresinin zerresi etmez dediklerimden anlasan
    dizip bir bir ederdin dizelerine soz degil derdin Làf'tir yavan
    ..........
    opustur su içer masrabasindaN suyun yandigi paralellérde
    er'den er olacak ki yalnizlik varip gitsin yalnizliginin pesinde
    vakit er vakitlerde ne yuzler guzel ne oluler vardi mahallede
    ete yigililari bos..
    soylem degil ustelik dir dir/lari nahos
    dusuk ne omuzlar gorduk bir on beden buyk ceketler içinde
    ..........
    yeni bir dunya yaratmaliyiz yeniden uyumali kusla kanadi altinda
    evveliizden bize bizden sonramiza aktarmali yavas yavas a'nda
    suyu can damari oluklarina ruhumuzun otelemeden incitmeden
    bir gulu tutmali gune dogruda dogacak gunese hamile safaklarda
    ..........

  • Feyzi Kanra
    Feyzi Kanra

    köyün birinde 'ördek ahmet' lakablı bir vatandaşımız yaşarmış. herkes, bu ahmet'e ,'ördek' dediği için ahmet bu lafı sevmez, kendisine ördek diyenle de epey kavga edermiş.

    ahmet adlı bu vatandaş, köyde bir komsusuna oturmaya gider.

    bu ikisi otururken sohbet ederler.. gel gör ki, bir süre sonra sohbet edilecek konular tükenir....

    ikisi sessiz sessiz havaya bakarken, komşusu , ahmet'e,

    'yaw ahmet bak, havalar da epey bozdu '

    der.

    ahmet bir anda celallenir.. öfkelenir bağırıp cağırmaya baslar..

    'sen bana ördek dedin ben gidiyorum evinden.'

    komsusu şaşkındır.

    'ulan ahmet ben sana nerde ördek dedim?? '

    'dedin' der ahmet..

    'nasıl dedim ulan?'

    'sen demin, havalar da epey bozdu, demedin mi??

    'ee dedim??'

    'havalar bozunca ne olur?'

    'ne olur?'

    'yağmur yağmaz mı??'

    'yağar.. ee'

    'yağmur yağında her taraf gölet olmaz mı?'

    'olur .. ee'

    'o göletlere , ördekler gelip yüzmez mi? sen bana ördek dedin.'

    Ördek deyince benim güzel ördeğim vak vak öttü diye komşu şikayetçi olmuştu ya.3-4 gün düşündüm ne yapsam ne etsem.
    sonra yarap bu ördeği seviyorum başkalarına versem kesip meze yaparlar diye korkuyorum,bu hayvanları hem sevsinler hem yesinler diye yarattığın için dedim bayramda kendi ellerimle kestim.Bayramlaşmaya gelen dostlara ikram ettim.
    Sana şükürler olsun.

TÜM YORUMLAR (49)