Bir nefesden doğmuşuz, başka sözümüz yok bizim,
Hakk’a çıkan yollardan gayrı izimiz yok bizim.
Sırra ermiş gönüllerin dilinde gizliyiz,
Zâhir ehlinin bildiği yüzümüz yok bizim.
Katre idik, bahr olduk, sonu ummân eyledik,
Birliğin sırrında nice benliğimizi kül eyledik.
Nefsimizin tahtını yıktık, gönlü sultân eyledik,
Gayrıdan medet umacak gözümüz yok bizim.
Dünya bir gölge imiş, güneşine kanmadık,
Gül dediler, dikeninden incinip de yanmadık.
Her geleni dost bildik, gönül kapısı kapamadık,
Kin tutacak kalbe hevesimiz yok bizim.
Ne cennet ile aldandık, ne nâr ile korktuk biz,
Aşkın ateşinde yanıp anka olduk doğduk biz.
Birliğin meydanında benliğimizden soyunduk biz,
Gayrıya üstünlük süren davamız yok bizim.
Bir gün gelir döneriz, geldiğimiz diyâra,
Can kuşumuz kanat açar, konar ezel bağına.
Ne mezar korkusu kaldı ne hasretlik bu diyâra,
Hakk’ın aşkından gayrı duâmız yok bizim.
Ezel bezminde içmişiz, bir bâde-i aşkı biz,
Sırra perde çekmişiz, ararız mutlak olanı biz.
Her nefeste Hakk’ı duyup, susturmuşuz nefsimizi,
Gayrı bu âlemde arayıp bulacak izimiz yok bizim.
Ne gelenin gelişine bakarız, ne gidenin ardından,
Bir hikmet ararız daim, geçen ömrün seyrinden.
Bir kandil parlar ruhun derûnunda, gönlümüzden,
Sönse dahi beden kandili, korkumuz yok bizim.
Sûretlere aldanmadık, mânâya ermek için,
Bir ömür yollara düştük, kendimizi bilmek için.
Bin kitap devr eyledik, bir gönlü görmek için,
Gönül mülkü dışında bir tahtımız yok bizim.
Deryâda damla olduk, damlada deryâyı gördük,
Her zerrede bir hikmet, her nefeste sır ördük.
Ben dediğimiz perdeyi aşk ateşinde erittik,
Birlikten ayrı düşecek bir özümüz yok bizim.
Ey Emrah, yolcu olduğunu unutma bu cihanda,
Bir gün perde kalkar elbet, sır görünür ayanda.
Ne servet kalır geriye ne şöhret bu meydanda,
Aşk ile Hakk’a varmaktan başka murâdımız yok bizim.
Kayıt Tarihi : 17.10.2026 19:26:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!