Dışarıda uğuldayan, camı tıkırdatan bir rüzgâr.
Karanlığa bürünerek sohbet eden yıldızlar.
Sallanan, sallandıkça hışırdayan ağaçlar.
Yalnızlığa gömülüp düşünen beden ve garip duygular.
Yine başı iki elinin arasında garip manzarayı seyrediyor.
Fakat gözleri donuk, belli ki ümitsizce bakıyor.
Kara gözlüm bu ayrılık yetişir,
İki gözüm pınar oldu gel gayrı.
Elim değse akan sular tutuşur
İçim dışım yanar oldu gel gayrı.
Ayların sırtında yıllar taşındı,
Devamını Oku
İki gözüm pınar oldu gel gayrı.
Elim değse akan sular tutuşur
İçim dışım yanar oldu gel gayrı.
Ayların sırtında yıllar taşındı,




gözler haykırınca kulaklar duymaz
duyulacak ne varsa sızıyorsa gözyaşlardan yanaklara,
iz olup akacak
sahipsiz sokaklara...
'Karanlığa bürünerek sohbet eden yıldızlar'...çok güzel,duygusal,hüzünde var....tamamlamış şiirinizi....ellerinize sağlık.
kaleminize sağlık...sevgiler.
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta