Kuytu bir köşede kalmış yalnızlığım. Boğuşurken benliğimin sessizliğinde, yıkanmış ruhumla dalgaların koynunda.
Ateşten bir yudum içtim, bu kadar ıslak değildi bedenim. Savaşırdım bilmecelerle, sevemezdim körpe vücudumun tütün kokusunu. Ardıma bakardım hep, birşeyler arardım. Sonra tekrar devam ederdim yola, ardımda bıraktıklarımla…
Kaybettiklerimi biliyorum. Biliyorum ki güneş, mavi değil aslında. Kırmızı değil gökyüzünün rengi. Parlamıyor aslında yıldızlar, biliyorum. Ve biliyorum ki, kendi gerçeğime dönemeden ölücem.
Görmüyor musun! Ruh bedenden ayrı düşünce başlıcak herşey, göreceksin. Bilmiyor musun! Akıttığın timsah gözyaşların hesabı sorulacak, bileceksin. Denizdeki maviyi, ağaçdaki yeşili duyacaksın. Aslında gerçek değildi hiçbir şey. Ve o kadar gerçekti ki herşey; hiç birimiz gerçeğimize dönemedik..
Hic uykum yok
Daha lafiniza karisacagim
Ortaligi dagitacagim
Televizyonu kapatacagim
Aycicegi resmi yapacagim daha
Yüreğinizin ırmaklarından taşan duygularınız hayat bulurken şiirinizde, sade anlatımınızla can verdiğiniz nesnelerin uyumu çok güzel. Kaleminiz daim olsun tam puanımla kutluyorum Esenkalın.
Şiirinizde ki güzellik yüreğinizin yansımasıydı sanki! Dilerim gönül ışığınız hiç sönmesin. Tam puan, Bilal Esen
Hüzünle yıkandı mavinin suyu ve beyaza boyandı cesaretin menekşe kokusu. Geride kaldı çocuk düşler. Sevgi susuz kaldı yeşeren ırmaklarda. Umutsuz bekleyişin adı “aşk” oldu. İçimizde kurduğumuz tapınaklarda kaybolduk ve isyan ettik yalancı başlangıçlara.
burası iyiydi
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta