Yollar bilirim, hasret kokulu,
Gurbet türküleri kadar candan.
Bağrı yanık hayvanların
İnim inim inlettiği ovalar.
Dağlar bilirim, sessiz ve yüce;
Nice aşıkların sazları yankılanan.
Eski bir fotoğraf gibi sızım sızım,
Kağnı arabaları sesleri arasından.
Çeşmeler bilirim, tarih kadar eski;
Kana kana içeceğin cennet pungar.
Ehramlı kadınlar ve hisli demlikte çay;
Hoş sadâlar yükselten eyyâm.
İrfanla yoğrulmuş evler bilirim,
Buram buram emek kokan.
Nasırlı ellerin büyüttüğü ihtiram,
Büyüğünden küçüğüne miras.
Yüzünde Güneş’in battığı insanlar bilirim,
Bağrında bayramlar yaşatan.
Toprak kadar sağlam, hayat dolu;
Bir ağaç gibi kökü özünde ahyâr.
Ve seni bilirim, nergis-i şehlâm;
Sanki eski çağlardan gelmiş bir sultan.
Tambur dinler gibi yayıldın gönlüme,
Dermansız derdime oldun can.
Kayıt Tarihi : 25.08.2026 10:00:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!