Bir oda, (pencere kenarında bir koltuk, koltukta da) ihtiyar bir adam.
Pencereden dışarıya (göz kırpmadan ve hareket etmeden) bakıyor.
Dışarıda (daha önce göremediği) bir şeyi görmeyi mi umuyor?
(Güzel orman) manzaranın tadını mı çıkarıyor?
Yoksa, dünyayı (bir orman olarak) mı biliyor?
(Diğer pencereden) dışarı hiç baktı mı,
(diğer odaların pencerelerinden) dışarı hiç baktı mı?
Çileyi koklayıp gül niyetine
Zindana girersen, beni de çağır.
Sabrı, kanaatı bal niyetine
Ekmeğe dürersen, beni de çağır.
Bazen iki dünya sığar içime
Devamını Oku
Zindana girersen, beni de çağır.
Sabrı, kanaatı bal niyetine
Ekmeğe dürersen, beni de çağır.
Bazen iki dünya sığar içime




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta